"İyi insanları, aptal sandığınız yerde kaybettiniz."
Söz
Sağlığına dikkat et Fatma, ikimiz de edelim, çok yaşayalım, dünya ne olağanüstü bir yer değil mi, şu otlar, kendi kendilerine çıkıp büyüyen şu cesur ağaçlar: İnsanın doğa karşısında hayrete kapılmaması zaten elde değil, biz de Ruso gibi doğanın kucağında yaşayalım ve doğal olmayan o aptal padişahlarla dalkavuk paşalardan uzak duralım, her şeyi akıllarımızla yeniden gözden geçirelim. Bütün bunları düsünmek bile ne güzel!
Reklam
Aşk olmadan yaşayamazsın ~Kurnaz tavşan ~Aptal tilki
“Şimdi burada gecenin karanlığında oturmuş, sürekli şekil değiştiren tepelere aptal aptal bakarken -ki bu oyun sabah olup da eski hallerine dönene kadar devam edecek- Eugenio'ya karşı hem acıma hem de hayranlık duygularıyla dolup taşıyorum. Bu gezegen kocaman bir karmaşa. Yahudiler Müslümanları öldürüyor, Katolikler Protestanları havaya uçuruyor ve Birleşik Devletler başkanı rolünü üstlenen Beyaz Saray'ın görevlisi doğrudan Ruslarla bir çatışmaya doğru gidiyor. Yalanlar, iftiralar, İncil’in ve tarihin tahrif edilmesi dünyayı anlaşılmaz bir hale getirdi ve bu kaostan yükselmenin bir yolu var mı diye merak ediyorsunuz.” Gece boyu süren bir iç hesaplaşma, sabahın ilk ışıklarıyla sonlanacak bir bekleyiş… Karayiplerin yalnız ve yaşlanmış anlatıcısı, tropik bir adada, kitaplarıyla, köpekleriyle ve anılarının ağırlığıyla baş başadır. Fonda doğanın geceye ait sesleri yükselirken, bilinç ve bilinçdışı arasında salınan düşünceler ölüm, yalnızlık ve insanın doğayla kurduğu o kırılgan ilişki etrafında dolaşır. Sabahın doğuşuyla birlikte, bu bekleyişin nasıl bir sona varacağı sorusu kaçınılmazdır. Yalnızlığın, dışlanmışlığın ve varoluşsal yabancılaşmanın izini süren romanlarıyla çağdaş edebiyatın en özgün anlatıcılarından Karayip edebiyatının münzevi sesi Tip Marugg, Sabahın Kükreyişi’nde doğayla insanın iç içe geçtiği, varoluşun karanlık kıyılarında gezinen, sarsıcı bir anlatı sunuyor.
Sana bunu kimse söylemez. Aptal; bakmaması gereken yere bakan değildir çoğu kez. Bakması gereken yere bakmayandır, güvenip...
Çünkü Çok iyi biri olursan saf bir aptal olursun ! Tekmeyi yersin , çok zeki olusan kendini beyen miş bir ukala olursun , çok kurnaz olursan korkulursun istenmezsin merhaba bile denmez herkes kaçar ! İnsanlar ne isteğini kendileri bile bilemez (bilinç yoktur çünkü ) bu yüzden (hak etme aracını ) acı çekerek mecburen kullanmak zorunda kalırsın , başka şansın da olamaz .
Reklam
Reklam