Bir iki adım daha atmamak için nasıl da direniyoruz. Dayandığımız şeylerin hangisi buna değerdi? Küçükcük oluşlarda, hemen yakınımızdaki selametlere koşacağımıza, amansız gururumuza boyun eğip hazımsızlıklar içinde birdolu ufak sıkıntının altında ufalandık durduk.
Ve umutsuzluğun kapımızdan ayrılmaması için az mı çabaladık.
Ya uzak kentler? Ya hatırladığımız zaman içimizde hep var olduğunu ispat eden sevgilerle kanımızı heyecanlandıran Horasan, Türkistan, Kırım ve Endülüs kentleri. Orada mıdırlar?