Kendi kabiliyetlerini durmadan kaybeden milletlerin, seviye farkını kapatmaları hiçbir zaman beklenemez, dolayısıyla da dünya barışına hizmet edilmiş olamaz.
Mustafa İnan çevresine baktıkça, sonraları kendisini çok düşündüren 'düşünme tembelliği' meselesinin farkına varıyordu. Düşünmek zordu düşünmek büyük bir enerji istiyordu.
Tercüme birkaç kitapla, derste anlatma telaşı içinde tutulan notlarla, her yıl tekrarlanan 'beylik' konularla ve her yıl tekrarlanan basma kalıp örneklerle mühendislik gibi ağır bir öğrenimi yürütmek çok zordu. Derslerde hocaların anlattıkları fıkralar bile değişmiyordu.