Arabada, telefonda, bilgisayarda; hatta tencerede, tavada ve tabakta bile kalite arayan bir toplumun, insanda kalite aramaması, çürümüşlüğün en çıplak halidir.
Maddeye gösterilen özen, manaya gösterilmeyince; insan, sadece tüketen bir nesneye dönüşür. Ruhun değeri, ekran çözünürlüğünden daha az görülüyorsa, o toplum zaten kendi çöküşünü alkışlıyordur.
En dipteyiz. Hem de öyle bir dip ki, yukarıyı hayal etmek bile lüks sayılıyor. Çıkış yolu var mı? Belki. Ama çıkmak isteyen yok. Çünkü çamurun içinde rahat edenler, temizlenmeyi tehdit olarak görür.