T.B.

T.B.
Paylaşımlarımın her kelimesini içimden geldiği gibi yazarım.
Kabuk tutmuş bir yarayla oynayıp onu tekrar kanatıyor, sonra da canınızın acıdığını söylüyorsunuz. Oysa acı, geçmişinizle değil; onunla vedalaşamayan sizle konuşuyor.
1000Kitap
Reklam
Tekelleşmiş duyguların, vasıfsızlaşmış hislerini taşıyoruz. Her şeyin adı konmuş, her şeyin sınırı çizilmiş. Sevinç bile artık bir protokol, Öfke bile bir algoritmanın parçası.
1000Kitap
çürüme!
Arabada, telefonda, bilgisayarda; hatta tencerede, tavada ve tabakta bile kalite arayan bir toplumun, insanda kalite aramaması, çürümüşlüğün en çıplak halidir. Maddeye gösterilen özen, manaya gösterilmeyince; insan, sadece tüketen bir nesneye dönüşür. Ruhun değeri, ekran çözünürlüğünden daha az görülüyorsa, o toplum zaten kendi çöküşünü alkışlıyordur. En dipteyiz. Hem de öyle bir dip ki, yukarıyı hayal etmek bile lüks sayılıyor. Çıkış yolu var mı? Belki. Ama çıkmak isteyen yok. Çünkü çamurun içinde rahat edenler, temizlenmeyi tehdit olarak görür.
1000Kitap
Gönlümüzü fetheden, gönülden ırak olurmuş. Gönülden ırak olan ise vakur kalırmış. Ne gönlü fetheden ne de ırak olan; bir gönülde payidar olamazmış.
1000Kitap
Ölümsüzlük, fiziksel bir varlık değildir. Bir sözünüz yüreğe ne kadar dokunuyorsa, bir eyleminiz ne kadar iz bırakıyorsa, bir duygunuz ya da hissettirdikleriniz ne kadar derinse, işte o kadar ölümsüzsünüz.
1000Kitap
Reklam