Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Bazı insanlarla anlaşmamız için konuşmaya gerek yok ^^
Kim vermişti kararı? Kendisi mi? Bilmiyordu, sanki alınan verilen bir karar yokmuş gibi, sanki konuşmadan, tartışmadan sözünü bile etmeden anlaşmışlardı.
Reklam
Seni nasıl severim? İzin ver açıklayayım. Ruhumun, varlığımın erişebileceği derinliklere, yükselen, uçlara kadar severim. Her olağan günün her dakikasında, mum ışığında, karanlıkta severim seni. Özgürce severim seni, özgürlüğe susamış insan gibi. İçimdeki ateşin büyük ihtirasıyla severim seni, unuttuğumu, kaybettiğimi sandığın bin sevgi ile, soluğumla, gözyaşlarımla, gülümseyişimle. Ölünce de seni daha çok seveceğim.
"Temiz bir uyku çekmeye bak, yarın... Başka bir gündür."
"Gülünce ne kadar şirin olduğunu bilemezsin. Ya o gözlerinin içi..."
Şöyle bir an yaşamak için her şeyimi verirdim ^^
Ekipleri çoğaltıp altı gün boyunca aralıksız toprağı kazdılar, sonunda kocaman bir mezarın eşiğine vardılar. Karşılarında geçmişe açılan bir kapı ve kapının, yanında mezar nöbetçisi köpek başlı Tanrı Anubis'in heykeli yükseliyordu.
Reklam
Ay ışığında deniz çöl kadar esrarengiz, yabancı ve sonsuz görünüyordu... İmkân olsaydı gece gündüz orada kalır rüzgârın, dalgaların sesiyle avunurdu.
Yüzyıllardan beri birçok eski Mısır krallarının, prenslerinin ve prenseslerinin mumyaları kaybolmuş, kaçırılmış, soyguncular tarafından imha edilmişti. Kral Sekhemre Shedtavi'nin ve eşinin mumyaları yok olmuştu, Dördüncü Tuthmosis'in mezarları yağma edilmişti, Yüce Ra Antef'in mezarı bile bulunamamıştı.
İşte gerçek bir arkeolog bilinci!
...yüksek ücretle özel koleksiyonculara satılacak veya kesesi açık herhangi bir müzeye teslim edilecek ganimet toplamak niyetinde değillerdi. Tek gayeleri Firavunların tarihinde halen açık kalmış bir takım boşlukları kapatmak, eksik bilgileri toparlamak, hanedan dizisindeki ayrıntıları değerlendirmekti.
Gizemcilik tarihinde tüm yollar ilkin Orta Asya'dan çıkıyor, bir kol Uzakdoğu'ya uzanıyor diğer kolu ise, sanki kaçınılmaz bir şekilde, Mısır'a varıyor oradan da Ortadoğu, Arap Yarımadası, Anadolu yolu ile Batı'ya. Gizemciliğin kesin yolunu ve kesin coğrafyasını çizmek, çizebilmek bugün bile pek kolay değildir, fakat hangi 'güzergahı' izlerseniz izleyin er veya geç Anadolu'ya oradan da İstanbul'a varmış olursunuz.
Sayfa 187Kitabı okudu
535 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.