1000Kitap Logosu
Giovanni Scognamillo (Jean Gennaro)

Giovanni Scognamillo (Jean Gennaro)

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
7.2
124 Kişi
387
Okunma
27
Beğeni
2.510
Gösterim
Unvan
İtalyan Asıllı Levanten Yazar, Sinema Tarihçisi, Araştırmacı, Eleştirmen, Çevirmen, Eğitmen
Doğum
İstanbul, 25 Nisan 1929
Ölüm
İstanbul, 8 Ekim 2016
Yaşamı
Giovanni Scognamillo, (d. 25 Nisan 1929, İstanbul) İtalyan asıllı levanten yazar, sinema tarihçisi, araştırmacı, eleştirmen, çevirmen, eğitmen. Scognamillo ayrıca bazı Türk filmlerinde oyuncu olarak rol almış, bankacılık, reklamcılık, dekoratörlük, kitabevi yöneticiliği gibi pek çok farklı alanda da çalışmıştır. Biyografisi İstanbullu Rum bir anne ile yine İstanbul doğumlu İtalyan babanın tek çocuğu olarak 25 Nisan 1929'da İstanbul'da doğdu. Elhamra Sineması'nın müdürü olan babası Leone Scognamillo sayesinde sinemayla tanıştı. İtalyan Lisesi'ni bitirdikten sonra 1948 yılında yabancı basın kuruluşlarında sinema yazıları yazarak profesyonelliğe adım attı. 1948-61 yıllarında başta İtalyan, Fransız, ABD, Norveç basını olmak üzere yabancı dergi ve gazetelerde birçok yazısı çıktı. Daha sonra 1961'de Akşam Gazetesi'nde sinema eleştirileri yazmaya başladı. Akşam'la başladığı Türk basınındaki sinema yazarlığını Yön, Sinema 65, Ulusal Sinema, Yedinci Sanat, Yeni Sinema, Ses, Hayat, Bravo, Video-Sinema, Beyaz Perde, TV'de Yedi Gün gibi gazete ve dergilerde sürdürdü. Bir süre Erler Film ve Ulusal Televizyon’da danışmanlık ve çevirmenlik görevlerini de üstlenen Scognamillo ilk iki kitabını 1965'te Agah Özgüç'le birlikte yazdı. Bu kitapların adları "1965 Sinema Yıllığı" ve "Türk Sinemasında Kadın ve Seks" ti. 1973'te yazdığı "Türk Sinemasında 6 Yönetmen" kitabıyla birlikte bugüne kadar 40'ın üzerinde kitap yazmış onlarca kitabı da Türkçe'ye çevirmiştir. 60 yıldır sinema, fantastik edebiyatı, bilimkurgu, korku edebiyatı ve okkültizm üzerine kitaplar ve yazılar yazan Giovanni Scognamillo 1997-1999 yılları arasında sadece dört sayısı çıkan Nostromo bilimkurgu dergisinin de editörlüğünü yapmıştır. 2006 yılında "Beyoğlu'nda Bir Levanten: Giovanni Scognamillo" adında belgeseli de yapılan Scognamillo, halen Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Türk Sineması" dersleri vermektedir. Ödülleri -1996 8. Uluslararası Ankara Film Festivali Yaşam Boyu Katkı Ödülü -2000 19. İstanbul Film Festivali Sinema Onur Ödülü
Mumya’nın Mezarı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Frankenstein'ın Laneti
OKUYACAKLARIMA EKLE
Türk Sinema Tarihi
OKUYACAKLARIMA EKLE
İstanbul Gizemleri
OKUYACAKLARIMA EKLE
Uzaydan Geldiler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Mumya
OKUYACAKLARIMA EKLE
Beyoğlu'nda Fuhuş
OKUYACAKLARIMA EKLE
Batı'nın İnanç Temelleri
OKUYACAKLARIMA EKLE
Fantastik Türk Sineması
OKUYACAKLARIMA EKLE
Ziyaretçiler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Erotik Türk Sineması
OKUYACAKLARIMA EKLE
Korkunun Sanatları
OKUYACAKLARIMA EKLE
Dehşet Öyküleri
OKUYACAKLARIMA EKLE
Cadde-i Kebir’de Sinema
OKUYACAKLARIMA EKLE
Cinler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Dünya Sinema Sanayii
OKUYACAKLARIMA EKLE
210 syf.
Yeşilcam'ın Tozlu sayfalarında muhteşem bir gezintiye ne dersiniz?
İşte kitapta tam başlıkta belirttiğim konuyu adeta film setinde kamera arkasındaymışsınız gibi size yaşatıyor. Çok başka duygulara giriyor insan okurken. Sadece Şener Şen'in oyunculuk yaşamı değil, Yeşilçam'ı Yeşilçam yapan değerli isimlere de yazar anlatımıyla bir selam yollamadan geçmiyor. Oyunculukta "maske" kavramının sembolleşmesi ve figür haline gelerek somutlaşmasına öncülük eden değerli isimlere de biraz değinmeden geçmemiş yazar kısaca. Kemal Sunal'ın " Şaban'ı" , Sadri Alışık'ın "Turist Ömer'i" , Öztürk Serengil'in "Adanalı Tayfur'u" Feridun Karakaya'nın "Cilalı İbo'su" ve de Zeki -Metin ikilisine dem vuran yazar işte Yeşilçam’ın o tozlu sayfalarına okuru alıp götürüyor bir çırpıda ve yüzünüzde bir anda tebessüm oluyor:) Başka duygular kattı kitap okurken içime. O dönemdeki film afişlerini kitap içerisine siyah beyaz fotoğraflarla eklenmesi betimlemeyi daha da güçlü hale getirmiş. Peki Şener Şen'i bu kadar özel ve kalıcı neydi halen bu günlerde bile yediden yetmişe herkesin sevdiği bir oyuncu haline getiren. Oyunculuk baba mesleği onda biliyorsunuz Ali Şen'in oğlu yani çocukluk yılları film setlerinde geçmiş. Rıfat Ilgaz ile tanışmadan yani daha "Arzu Film" yokken bile birçok tiyatro oyununda rol almış. Beni şaşırtan ise uzun yıllar Alman hükümetinin Türk işçiler için düzenlediği tiyatrolar için uzun yıllar Almanya'da tiyatro yapması oldu. Sonraki yıllarda Kartal Tibet ile tanışması ve daha niceleri:) Anlatmakla bitmez kesin okunması gereken bir kitap. Konudan çokta sapmadan Şener Şen'i kalıcı kılan özelliklere geleyim. Jest ve mimikleriyle adeta konuşması yani cümleleri olması bir yana her filminde toplumsal olaylara parmak basması bence kalıcılığına asıl sebeptir. Kim ne derse desin kara mizah diye adlandırmak bence daha doğrudur, kara mizahın ustası bir kişilik. Züğürt Ağa’da Kemal Sunal'ın Banker Bilo'da İlyas Salman'ın antitezi anti kahramanı olmayı majör bir duruşla muhteşem bir oyunculukla gerçekleşmesi ile üstüne yapışan tiyatroda ki sembol anlamıyla "maske" karakter ise onu kurnaz bir kişilik olarak hafızalara kazımıştır. Devamlı komedi rollerinde görüyor ve trajik komedya tarzında senaryolarda daha çok rol alsa da dram tarzında da muhteşem oyunculuklar çıkaran biri. Bkz. Av Mevsimi filmi Ama işte bu serüvenin ilk başlangıcı neresi derseniz Ertem Eğilmez'in "Arzu film" film şirketi olmuş diyebilirim. Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı'nda "Badi Ekrem" karakteri hala gözümün önüne gelir, Tabi Münir Özkul ve Adile Naşit'te o filmin olmazsa olmazlarıdır. Kitapta Şener Şen'in oyunculuğu şu sözlerle tarif edilmiş: " Hareketlidir ,coştuğunda neredeyse cambazlık yapar, krize girer, cinnet geçirir, kendini yerden yere atar, hoplar, zıplar, koşuşturur, kavgaya tutuştuğunda onu bastırmak zordur ve kimi davranışları tepkilerle ,sürprizlerle doludur, aynı anda hem sevimli hem de cana yakındır, fırsatları değerlendirir, fırsatları yaratır ve yaralanmasını bilir . Ama gülümsediğinde kendini her zaman kurtarmasını bilir. " s.31 Bakın oyunculuğunun tarifi bile ne kadar muazzam değil mi? İşte sadece oyunculukla değil, Şener Şen Toplumsal olaylara atıfta bulunabileceği senaryoları tercih etmesinin bir bakıma üstüne yakışanı bilmesi manasına geliyordu. Feodal yapıya eleştiri niteliğinde Züğürt ağa filmi buna en güzel örnekti . Kitap böyle aziz dostlarım , okuyun okutun. Ben mest oldum okurken.
2
12
115 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Çok değerli levanten yazarımızın kendi yazdığı hikayelerden oluşan bir kitabıydı. Sinema, fantastik ve korku edebiyatı, özellikle vampirler hakkında yaptığı araştırmalar ve çalışmalar ile ülkemiz fantastik ve korku edebiyatına gönül vermiş insanlar arasında neredeyse bir efsane haline gelmiş G. Scognamillo, bu hikaye kitabıyla bu türe de katkıda bulunmuştur. Fakat, kendisi de önsözde belirttiği gibi, zor bir alan olduğu için vasat diyebileceğimiz bir düzeyde kalmasına rağmen, kendi okutmayı ve merak uyandırmayı başarmıştır. Yazarın külliyatını edinmeyi düşünenlere de tavsiye ederim.
Dehşet Öyküleri
Okuyacaklarıma Ekle
6