Merhabalar 1000kitap üyeleri Bu korku klasiğini 3 günde bitirdim açıkcası tam korku gibi değildi özellikle İngiltereye gittikten sonrası çoook banal ve sıkıcıydı.Gerçi yazılalı 100 küsür yıl olmuş mazur görülebilir belki. Ama ingiliz kibarlığı gerçekten midemi bulandırdı.Gotik denen şey bu herhalde.Drakulanın çok çabuk yenildiğini düşünüyorum ayrıca
Merhaba! (spoiler içeriyor)
.
.
.
.
drakula kitabını elimde fantastik türünde kitabım kalmadığı için okudum ve çok hoşuma gitti. sonunu tahmin edebilmek zordu hem kont, hem de dr. helsing fazla zekiydi planları ustacaydı ama sonu bana göre çok tuhaf bitti bu kitabı okuyan birisi lütfen bana ulaşabilir mi en son çingeneler geliyordu ve mina'nın günlüğü çok eksik bitti. Jonathan'la kavuşabildiler mi merak ediyorum... en sevdiğim kısım kesinlikle jonathan'ın günlüğünden oluşan kısımdı, daha sonra lucy işin içine girince biraz sıkıldım ama bir vampir yok etme planı oluşunca hızla sonunu getirdim.
Kıtap Gotik Edebiyat ve Korku Üslubunda .
Bilge Karınca Yayınlarından Çevirmen Zeynep Akkuş Instagram hesabım üzerinden hediye edeceğim kitaplardan biri kendisi ben beğendim farklı bir tür farklı bir bakış açısı... Korku gerilim edebiyatı severlerin dikkatini çekecek bir eser.
Bram Stoker'ın vampir mitini ayakları üzerine diktiği ve ona ünlü kazıklı voyvoda ile özdeşleştirdiği kitap, günlükler şeklinde yazılmış bir başucu eseri.
Selam Bram Stoker “Dracula”..
Tarihte gerçek bir Dracula vardır. Kazıklı Voyvoda diye de bilinen 1430-1476 Eflak’ta voyvodalık yapan, Türklerle savaşlarıyla ünlü Vlad Tepes. Dracula adı, Türklere
spoiler içerir
... bu yerde o kadar tuhaf bir şey var ki, huzursuz hissetmekten kendimi alamıyorum. Güvenle burayı terk etmeyi diliyorum ya da hiç gelmemiş olmayı.
Bram Stoker'ın Drakulasını nihayet okudum ve söylemeliyim ki... Artık sarımsak gördüğümde sadece mantıya değil, güvenliğe de yatırım yaptığımı hissediyorum :) Bu kitap hem gotik edebiyatın amiral gemisi hem de “bir vampir nasıl karizma yapılır?”ın kullanım kılavuzu gibi.
Öncelikle, kitap mektuplar, günlükler, gazete kupürleri ve hatta gemi günlükleriyle ilerliyor. İlk başta “bu ne şimdi?” dedim ama sonra olayın güzelliği orada zaten: Her karakterin gözünden bakıyorsun, adeta bir dedektif gibi olayları birleştiriyorsun. Jonathan Harker’ın Transilvanya’da yaşadıkları… yani adam resmen Booking.com’un kara listesine girecek bir şatoya düşmüş.
Drakula karakteri ise tam anlamıyla kült. Karizmatik, zeki, ürkütücü ve ciddi anlamda gece hayatına düşkün. Gündüzleri yok ortalıkta zaten. Vampirliğin ağır sorumluluklarını taşıyan bir beyefendi kendisi. Ama ben asıl Mina’ya bayıldım. Dönemine göre fazla ileri görüşlü, akıllı ve her şeyi toparlayan kişi. Tam bir “takımın beyniyim” tipi.
Van Helsing ise bambaşka bir figür. Bilgili, karizmatik ama bazı cümleleri “sınavda çıkmaz, geç” dedirtiyor. Gerilim çok dozunda, olaylar tam kararında. Yani korku edebiyatı okumak isteyen ama “çok da tırsmasam iyi olur” diyenler için birebir.
Kitap bittikten sonra aynaya bakıp “beni yansıttı mı?” diye kontrol etmedim desem yalan olur.:) Genel olarak Drakula, sadece vampir değil, aynı zamanda toplumsal normlar, korkular ve insan doğası hakkında da düşündüren bir eser. Hem tüyler ürpertiyor, hem zekâyla yazılmış olmasıyla kendine hayran bırakıyor. Bonus: Gece geç saatte okuyunca hayal gücünüzle baş başa kalmak garantili.:)
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
“Ne kadar tuhaf olursa olsun, kimsenin inançlarına gülmemeyi öğrendim.”
Diyor kitabında Bram StokerDracula
Kapağı hafifçe kaldır… Kıpkırmızı dudaklarıyla Kont birazdan seninle görüşecek.
Popüler vampir mitinin temellerini oluşturan eserde hukukçu Jonathan Harker'ın Transilvanya'ya, Kont Dracula'nın şatosuna yaptığı yolculukla başlayan dehşet, denizi aşarak Londra'nın sokaklarına dek ulaşır. Yaşadığı dönemin ahlakçı ve bilimci ütopyacılığını, kana susamış bir vampirin şahsında ustalıkla eleştiren Stoker’ın unutulmaz karakteri Kont Dracula'nın korku senfonisi de böylece başlar.
Bram Stoker'ın eşsiz hayal gücü ve incelikli hikâye anlatıcılığının zamana meydan okuyan ürünü. Bir yandan da ölümsüz bir aşk öyküsü...
Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Değerli çevirisi için Niran Elçi’ye teşekkürler.
Son okuduğum kitapta Dracula’dan çokça bahsedilince sanırım bu bir işaret, Dracula’yı okumalıyım dedim. Anlık bir kararla raftan Dracula’yı çektim ve okumaya başladım. Baştan söyleyeyim, bu
Vampirler, hem yazılı hem görsel sektörler için her zaman bir çekim merkezi olmuştur. Gizemli yapıları, kanla bağlantıları, yarattıkları dehşet her zaman ilgiyle okunmakta ve izlenmektedir. Bram
8 Kasım 1847 yılında İrlanda'nın Dublin şehrinde doğan Stoker, nedeni bilinmeyen bir hastalık nedeniyle bir süre ayağa kalkamaz. Daha sonra iyileşir ve sıradan bir çocukluk dönemi geçirir.
Eğitimini tamamladıktan sonra memurluk yapmaya başlar ve aynı zamanda Drakula (Dracula) isimli eseri yazmaya başlar. Takip eden yıllarda tiyatro eleştirilerine dair birçok yazı yazan Bram Stoker, yazdığı Drakula kitabını Londra'da basma şansını yakalar. Bu roman ile elde ettiği ün sonunda geri kalan hayatını bir edebiyatçı ve yazar olarak sürdürür.
Yaşadığı toplum tarafından karakteri ile de beğeni kazanan İrlandalı yazar 1912 yılında, 64 yaşındayken yaşamını yitirmiştir.