Bu, tıpkı eski günlerde olduğu gibi öylesine keyifli bir andı ki ruhumun bir parçası sihirli bir kronometreye basıp sonsuza dek bu anda kalmak istedi. Ama sihirli kronometre diye bir şey yoktu, sadece cevaplanması gereken sorular vardı.
Bir an için Casablanca filminde Bogart'ın söylediği o sözü düşündüm: “ Dünyada onca bar varken o benim barıma geldi. ” Ama sonra kendime asıl benim onun barına gitmiş olduğumu hatırlattım.