Aleyna Çetintaş

Aleyna Çetintaş
@archaelyna
avâre, asude & yorgun okur.
Kitabın da diş macunu, jilet bıçağı, gramafon plakları gibi bir mal olduğunu, bugün reklamsız hiçbir malın satılmasına imkân olmadığını söyledikten sonra şu teklifi getiriyor Kadro yazarı: “O hâlde, diğer memleketlerdeki meslekdaşlarımız gibi, biz de kendi kitaplarımızı, caddelerde, meydanlarda bizzat satabilmek için bir kitap günü, hatta haftası tertip etmeliyiz.” Böylece okurla yazar arasında doğrudan doğruya bir irtibat oluşacağını, kitap satışlarının artacağını düşünen Vedat Nedim Bey, bundan sonra işi daha da ileriye götürür: “Meselâ, Abdülhak Hâmit Bey Bayezit Meydanı’nda, Ahmet Haşim Bey Eminönü’nde, Yakup Kadri Bey Taksim Meydanı’nda, Peyami Safa Bey Fatih’te ve ilh. eserlerini bizzat satarlarsa ve bu, halka günlerce evvel gazetelerle ilan edilirse, biz kitap stoku kalmayacağından eminiz.” Elbette bu iş bir organizasyon işidir ve Vedat Nedim, işi Burhan Ümit ve arkadaşlarının teşebbüsüyle o sıralarda kurulmak üzere olan Kitap Sevenler Cemiyeti’ne havale eder.
Reklam
Tamam, okuyordum, iyi güzeldi, ama odamın alabileceği kadar kitabım olmalıydı. Dikkat buyurun, odam ile sınırlıyım, onun hudutları dışına çıkamıyorum, çıkmayı teklif dahi edemiyorum.
“Çöplüklerden topladım, evet… Hayret etmeyin, biz Türkler kendimizin ne olduğunu bilmiyoruz. Bu güzellikleri çöp tenekelerine atarız. Hanım bir Bergama işlemeyi keser, bluz yapar yahut çanta yapar. […] Yesarî’nin bir yazısını koparır, parçalar, arkasına evinin kiralık olduğunu yazarak ilan mukavvası yapar.”
Mahrem birtakım bilgiler olmasından endişe eden insanlar var. Onlar yırtarak sokağa atıyor. Hâlbuki sahafa ulaştırılsa değerini bulacak. Sahafa vermek ayıp değil, o belgeyi kurtarmaktır. Sahafı çağırmayıp çöpe attıklarında kayıp büyük oluyor.

Aleyna Çetintaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 10:46
·
2025 32. kitabı
Halil Solak
8.8/10 · 149 okunma
Reklam