makeshanım

makeshanım
@arcyasar
Çarpıcı bir akılla insanın en derin ruhsal katmanlarını görebilmelerine rağmen, olabilecek en çiğ üslupla mevzuyu mecburen dedikoduya indirirler. Görmek ağır bir yüktür. Gördüğünü adlı adınca söyleyebilmek ise serinkanlılık ister.
Sayfa 20 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
“Bazı insanlar hazırlık yapmadan ölmenin mutluluğuna kavuşuyorlar. Ani bir kaza, bir kalp krizi mesela. Korkmana gerek kalmadan göçüp gidiveriyorsun bu dünyadan. Sonra da düşünce diye bir şey kalmıyor. Galiba işin korkunç yanı ölmek değil, ölümden korkmak. “
Sayfa 178 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Yüzünün hep hüzünle gölgeli olduğunu fark etmiştim. Buna karşılık insanlarla konuşmasında müthiş bir enerji ve sevecenlik yüklüydü. Sanki hüznü kendisi içindi de iyiliği bütün insanlara yönelikti.
Sayfa 150 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
İçten içe biliyordum ki onun da benim gibi derin ve yüzeye çıkaramadığı bir geçmişi var. Çünkü öfkelendiği zamanlar gözlerine nefret dolu bir bakış yerleşiyordu. Toptan bir nefretti bu. Şuna buna kızma, sinirlenme değildi. Dünyaya öfkeliydi ve bunun ne zaman patlayacağını bilemezdiniz. Hiçbir mantıklı açıklaması yoktu.
Sayfa 144 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Ben de ülkemden nefret ederek ayrılmıştım ama aradan geçen onca yıldan sonra anlıyordum ki hiç kimsenin toprağından tamamen kopmasına imkan yoktu. Ağaçlar, bitkiler gibi o toprağa dikilmiştik. Sürgünün en kötü yanı da buydu. Doğaya aykırıydı sürgün. Bu yüzden hepimiz perişan olmaya yazgılıydık. Mutlu sürgün yoktu ve olamazdı.
Sayfa 132 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Reklam