Çocukluğun o tazeliği, tasasızlığı, güçlü inançları, sevme ihtiyacı geri gelebilir mi? İnsana yaşama isteği veren biricik erdem, masum bir sevinç ve sınırsız sevme ihtiyacı olduğuna göre, insanın çocukluk çağından daha güzel bir çağ olabilir mi?
Nerede şimdi o yürek dağlayan dualar? Nerede o en değerli armağan olan tertemiz gözyaşları?
Yoksa yaşam bu gözyaşlarını, bu sevinçleri sonsuzcasına benden uzaklaştıracak denli ağır izler mi bıraktı ruhumda? Ve kala kala birtek anılar mı kaldı?