Kitaplardan ve daha çok da yaşam deneyimlerinden biliriz ki, ister keyfinden ister zorunluluktan erkenden uyananlar, kendileri uyanıkken başkalarının mışıl mışıl uyumasına pek katlanamazlar,
(...)
(...)
dünyadan öylesine uzağız ki çok geçmeden kim olduğumuzu bilmemeye başlayacağız, adımızı bile hatırlamayacağız, zaten adlarımız ne işimize yarayacak ki,
(...)
Evet var, ve kendisinin duyabileceği bir sesle ekledi, Keşke olmasaydı, bunlar bize yersiz gelen sözler ama kestirme ve dümdüz yolların olmadığı insan ruhunun kıvrımlarını dikkate alacak olursak bu sözler kesinlikle berraklaşacaktır, kız kötü gidişatı, ahlaksızlığı yüzünden cezalandırıldığını söylemek istemişti, olacağı buydu işte.
Sonuçta, öyle ya da böyle, sonradan soymak için kör birine yardım etmek ve ahı gitmiş vahı kalmış, ne söylediği anlaşılmayan ölüm döşeğindeki bir ihtiyara, gözünü onun mirasına dikerek bakmak arasında çok da büyük bir fark yoktur.