başkası beni ezmemek için frene bastı ve eliyle bana arkadaşça selam verdi. bir başkası kapıyı ben de geçeyim diye açık tuttu, bana yer vermek için ayağa kalktı, önünden geçmem için bana yol verdi, gülümsedi, ben espri yaptığımda güldü. tüm o kaba erkek ve kadınlarla birlikte iyi niyetli insanlar da evlerinin kapılarını yüzüme kapadıklarında başkası bana ateş verdi. başkası dediğimiz kişi kusurlardan ibaret değil.
insanlara sık sık telefon ediyorum, amacım nasıl olduklarını, neler yaptıklarını öğrenmek değil, onlara kendi yaptıklarımı anlatmak. insanlar uzun uzun kendi hayatlarını bana anlattıklarında ise sıkılıyorum, bir süre sonra onları dinlemeyi bırakıyorum, konuşmaları bir an önce bitsin de en sonunda ben artık kendimi anlatmaya başlayabileyim diye bekliyorum.
başlarda insanları güldürüyordum, o zaman benim için şöyle diyorlar: "eğlenceli biri", "onun yanında insanın canı hiç sıkılmaz." ama bu olumlu düşünceler uzun sürmüyor. hayattaki her konu üzerine şaka yapabilen birinin yeterince derin ve duyarlı olamayacağına karar veriyorlar. beni hızla inceliyorlar, bir kez inceledikten sonra da doğru notu verdiklerini düşünüp yanımdan ayrılıyorlar ve bir daha da geri dönmüyorlar.