Helen ise... ölmüştü.
Kabri Brocklebridge Mezarlığı'nda şimdi. Ölümünden on beş yıl sonra, otlarla kaplı bir tepecik olmuş. Ama tepesinde gri mermerden bir taş var. Üzerinde onun adı yazıyor, bir de "Dirileceğim".
Hayır, kendim için iyi şeyler düşünüyorum zaten ama bu yeterli değil. Eğer başkaları beni sevmezse yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim. Yalnız kalmaya ve insanların benden nefret etmesine dayanamam ben, Helen. Bana bak, senin, Bayan Temple'ın ya da gerçekten sevdiğim diğer insanların sevgisini kazanmak için kolumu kırarım ben. Bir boğanın bana çarpmasına izin veririm, atın çifteleri altına girerim, toynaklarının göğsüme çarpmasına ses çıkarmam...
Onun zalimliğini ve bu zalimliği hatırladıkça hissettiğin öfkeyi unutsan, daha mutlu olmaz mısın? Düşmanlık beslemeyecek ya da kötülüklerin kaydını tutamayacak kadar kısa geliyor bana bu hayat.