Paris’i, kentten hızla uzaklaşan bir ekspresin yük
vagonundan seyretmeye benziyordu bu; hani kent her saniye
biraz daha küçülür, ama insan gerçekte kendisinin küçüldükçe
küçüldüğünü, yalnızlaştıkça yalnızlaştığını, bütün o ışıklardan
ve o coşkudan saatte bir milyon mil hızla uzaklaştığını
hisseder ya, onun gibi bir şey işte
Bir kişi bile değilim yalnızlıktan
Gözlerim ormanlara asılı
Ağaçlar, kırlar ve şehirler geçiyor kaputumdan
O kadar geçiyorlar ki, sadece duyuyorum
Bir an, bir yerde ölümü tanımazlığımdan.