Ben çocukken, babamın ağzından duyduğum en ağır sıfat “kaba” idi. Çünkü onun gözünde bir insanda, bir harekette, bir tavırda, bir sözde görülebilecek en affedilmez kusur buydu.
“bütün parasını, bütün malını, bütün heyecanlarını kitapları için saklıyordu; onlar uğruna keşişliği bırakmış, tanrı’ya sırtını dönmüştü. yetinmemiş, insanın tanrı’dan sonra en fazla kıymet verdiği varlığını, parasını kitaplara feda etmiş ve yine yetinmemiş, insanın paradan sonra en dazla kıymet verdiği varlığını, ruhunu kitaplara teslim etmişti.”