İrade!" dedi Arkad. "Ne saçma. Sizce bir insan, irade gücüyle bir devenin taşıyamayacağı yükü taşıyabilir, bir öküzün yerinden kımıldatamayacağı bir ağırlığı çekebilir mi?
İrade, insanın kendi kendine verdiği bir görevi yerine getirmekten kaçınmamak için kullandığı bir araçtır. Ne kadar küçük ya da önemsiz olursa olsun eğer kendime bir görev verirsem onu mutlaka yerine getiririm. Yoksa önemli şeyler yapmak konusunda kendime nasıl güvenebilirim? Kendi kendime, 'Yüz gün boyunca her gün kente gitmek için geçtiğim köprünün üstünden bir çakıltaşı alıp suya atacağım,' dersem, yaparım. Yedinci gün unutup da geçersem, 'yarın iki taş alıp atarım, aynı şey olur,' demem. Onun yerine geri döner çakıltaşını suya atarım. Ya da yirmi gün sonra, 'Arkad, bu iş anlamsız. Her gün bir çakıltaşı atmanın ne anlamı var ki. Bir avuç at, olsun bitsin,' demem. Ne öyle derim ne de öyle yaparım. Kendime bir görev verdim mi onu tamamlarım. Bu nedenle, aylaklığı da sevdiğim için, pratik olmayan, güç işlere kalkışmam."