Çok doyurucu bir kitap. Her cümlesini mutlulukla ve zevkle okudum. Babil'in antik sokaklarından deve tüccarlarının evine, Kral Sargon'un sarayından ana karakterimiz Arkad'ın ders verdiği harika sınıfına muhteşem bir yolculuktu.
Anatole France’ın bu eserinde Tanrı’ya karşı isyan etmeye hazırlanan meleklerin hikâyesi anlatılır. Baş karakterlerden biri olan Arkad, bir insanın koruyucu meleği iken zamanla bilgiyle tanışır, sorgulamaya başlar ve Tanrı’ya başkaldırır. Bu başkaldırı bireysel bir kriz değil, kolektif bir “aydınlanma hareketi”dir. Melekler artık körü körüne itaat eden varlıklar değil, düşünen ve sorgulayan varlıklara dönüşürler. Ancak isyan eden, iktidarı ele geçirirse, karşı çıktığı şeye dönüşür. Romanın sonunda şeytanın gördüğü rüyada Tanrı’ya karşı savaşan güç, kazandığında yeni Tanrı olacaktır. Metin bu yönüyle sadece dini bir eleştiri değil; politik bir göndermedir. Devrimler, çoğu zaman eski düzeni yıkarken onun yerine benzer bir baskı düzeni kurar.
Tanrı mutlak iyi midir? Melekler gerçekten “iyi” midir? İtaat erdem midir, yoksa düşünmenin önündeki engel mi? Roman, doğmanın karşısına bilgiyi koyar. Meleklerin isyanının temelinde “ilim” vardır. Bu bir “fantastik roman” değil; alegorik bir insanlık hikâyesidir. Bu yönüyle eser, sadece edebi değil; aynı zamanda felsefi ve politik bir metindir. İlk bakışta fantastik bir “melekler ve şeytan” hikâyesi gibi görünse de, aslında din, iktidar, bilgi ve insan doğası üzerine derin bir felsefi hicivdir.
Bilgi, özgürleştirir ama aynı zamanda huzursuz da eder. Okur, bir tezle karşı karşıya bırakılmaz; aksine düşünmeye zorlanır.
Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor. İnsanların geleceklerini nasıl yönlendirebileceklerini öyküler üzerinden bence akıcı bir dille anlatıyor.
Yazar, okurların ilerideki yaşamlarını nasıl yönetebileceklerini hikaye, mektup ve alıntılar üzerinden herkesin anlayabileceği bir şekilde anlatıyor.
Kitaptaki bütün hilayeler veya olaylar geçmiş zamanların en zengin şehri olan Babil'de geçmektedir.
Hikayeler genellikle o zaman Babil'in en zengin insanı olan Arkad üzerinden anlatılıyor. Arkad başına gelen olayları, nasıl zorluklara katlandığını, nasıl zengin olduğunu anlatıyor.
Selam size #mahi2 kitabi ile geldim. Tuğba Atıcı Coşar bu sefer bizleri hem aşka doyurdu,hem de göz yaşına...
Mahiev yıllardır içinde tuttuğu sevdasını artık gizleme gereği duymuyor aşkının karşılığı olduğunu biliyordur. Ali Asaf #komşukızı yıllar sonra fark ettiği gibi onsuz nefes alamadığını,görmediği zaman diliminde ne kadar özlediğini söylemekten vazgeçemiyor. Her şey o kadar güzel gidiyor ki artık Ali Asaf evlenmek istiyor. Mahi daha erken desene #şark görevine gidecek olması,Mahi'nin okulun bitmesi aralarında engelin kalktığını düşünüyordur. Aileler Mahi'nin kendisine ait olduğunu hissettirmeye asla çekinmiyor hatta neredeyse mahalleliye bunu ilan edecektir. Bu arada Kaan ve Ayşe üç kişilik aile olma yolunda ilerlemektedir. Bir de Selim ile Bahar var tabi ki... Onlar ilişkilerini sağladıklarını düşünseler de Ali Asaf her şeyin farkındadır.Dört bir yanları mutluluk ile sarmalandigini düşünüyorsunuz değil mi? İşte iş öyle değil Ali Asaf her geçen gün vücut dilinin ben gerginim,senden bir şeyler saklıyorum ama söyleyemiyorum,yüzünün yorgunluğu Mahi'nin gözünden kaçmaz. Yine mutluluk ile harmanlandiklari günde bahçe kapısı yavaşça açılır Tuğçe önde, Songül ve annesi arkad kucaklarinda bir bomba içeriye girerler.Songül hamiledir ve bebeğin babası Ali Asaf olduğu söylenir. Ali Asaf tüm sorulara sessiz kaldı ve özür dilemekten ileriye gitmedi. Mahi bu acıya nasıl dayansın Kendisi annesiz,babasız büyümüş kendine ait evi olmamış,ayakta durmak için çok çaba harcamış yikintilarini kimseye göstermemiş.Buna cani Dayanır mı? Ali Asaf sessiz kalması da olaylara tuz biber eker ve Mahi hem mahalleyi ,hem de şehri terk eder.Omzunda ağladığı, aşkını anlattığı en yakın arkadaşı sevdiği adamdan hamile olduğu gerçeğini nasıl sineye çekecektir. Yıllar sonra telefonuna düşen mesaj onu
Babil’in En Zengin Adamı, finansal özgürlük ve para yönetimi üzerine zamansız bir klasik. Antik Babil’de geçen hikâyeler üzerinden, sade ve akıcı bir dille zenginlik inşa etmenin temel prensiplerini aktarıyor. Kitap, Arkad adlı karakterin, kazancın onda birini biriktirme, harcamaları kontrol etme ve akıllı yatırımlar yapma gibi evrensel öğütlerini merkeze alıyor. Bu basit ama etkili kurallar, modern çağda da geçerliliğini koruyor.
Özellikle finansal okuryazarlık yolculuğuna yeni başlayanlar için ideal olan kitap, hem eğlenceli hem de öğretici. Kısa hikâyelerle desteklenen anlatımı, okuyucuyu sıkmadan motive ediyor. Ancak bazıları, öğütlerin basitliği nedeniyle kitabı yüzeysel bulabilir. Yine de, disiplin ve tasarrufun gücünü anlamak isteyen herkes için ilham verici bir rehber. Keyifli okumalar.
Nihat FIRAT
Kitap babilde bir zaman yolculugu Kayserılı olduğum için hep bildiğim şeyler tasarruf tasarruf en çok hoşuma gıden iyi kalpli zengınler olması arkad bıldıklerını insanlara güzelce aktardı Kölelikten de bahşedilmiş