Bazı sevgi objesinin seçiminde izlenen yol, sevilen objenin bireyce benimsenip de erişilemeyen bir ben idealinin yerini tuttuğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bireyin kendi ben'i için ele geçirmeye çalıştığı üstünlüklerinden ötürü obje sevilmekte, birey dolambaçlı bir yoldan bensevisi'ne doyum sağlamak istemektedir.
Zaten gerçekte her din, yalniz kapsamına aldığı kişiler için sevgi dinidir ve yine her dinde, o dinin dışında kalanlara karşı acımasız ve hoşgörüsüz davranılması en yakın olasılıktır.
Yalıtık durumdayken belki üstün bir aşamada bulunan birey, kitlede barbar bir kişiye dönüşür, yani icguduleriyle davranan bir varlık olup çıkar, ilkeller gibi içinden geldiği gibi davranir, ansızın parlar, vahşice eylemlere girisir, coskulara ve yiğitlik gösterilerine kaptırır kendini
Kalabalıkta her duygu, her davranış bulaşıcı, hem de ileri derecede bulaşıcıdır; bireyin kendi kişisel çıkarlarını kitle çıkarına feda ettiği görülür. Bu ise, ancak kitlenin bı parçasına dönüşüm sonucu ele geçirilen ve bireyin doğasına düpedüz aykırı düşen bir yetenektir.