Leyla Arpaç

Leyla Arpaç
@arpacleyla
instagram.com/leyla.booksstagram Pinterest.com/leylaarpac “Profilimde yer alan isimsiz iletiler ve yazıların tümü bana aittir.”
Diyelim ki dünya, devasa bir tiyatro sahnesi. Ama bu sahne normal bir sahne değil; sahne sanal aynalarla dolu. İnsanlar kendilerini aynalarda görmek istiyor: iyi, masum, haklı. Herkes kendi acısını öne çıkarıyor, herkes kendi mağduriyetini dramatize ediyor. Bu aynalar öyle güçlü ki, sahnedeki diğer oyuncuların gerçek eylemleri çoğu zaman görünmez hale geliyor. İyi olduğunu iddia eden herkes, aslında bir rol oynuyor. Nietzsche’nin dediği gibi, iyilik ve kötülük “etiketlerdir”; sahnedeki gerçeklik çok daha karmaşıktır. Mağduriyetini öne çıkaran herkes, acının yalnızca kendi perspektifiyle var olduğunu gösteriyor. Ama sahnede gerçek acı ve karanlık hâlâ sessizce varlığını sürdürüyor. Kötülük ve karanlık nereden geliyor? Karanlık, sahnedeki aynaların kırılmayan yansımaları arasında gizli kalıyor: İnsanların kendi iyiliğine inanma çabası, diğerlerinin kötülüğünü görünmez kılıyor. Toplumun ve sistemin kusurları, bireylerin fark etmediği bir gölge gibi sahnenin arkasında duruyor. Sosyal medya gibi filtreli alanlar, bu gölgeleri büyütüyor; herkes kendi acısını ve iyiliğini sergilerken, gerçek karanlık daha derinleşiyor. Bu sahnede herkes iyi, herkes mağdur görünse de, dünya hâlâ karmaşık ve karanlıktır. Karanlık, insanların algısal filtreleri ve sistemin kusurlarıyla beslenir; görünmez ama etkilidir. Felsefi olarak söylemek gerekirse: İyilik ve kötülük, görünenden çok daha karmaşık bir oyundur; acıyı anlamak için aynaları kırmak gerekir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Acı insanın içine düştüğünde, insanlık kendi karanlığını yaratır.”
“İnsan kendi elleriyle cenneti cehenneme çevirdi. Hayat, adaletin sessiz kaldığı, acının görünür olduğu bir sınav alanıdır. Bizler acının ve zulmün karşısında sessiz kaldıkça, evrenin sessizliği acıyı daha da yoğunlaştırır. İnsan, doğduğu andan itibaren toplumsal ve ailevi zincirlerle şekillendirilmiş bir varlıktır; gerçek sınavı ise kendi iradesi ve sorumluluğuyla yüzleşmektir. Dünyanın karanlığı, insanın kendi eylemleriyle yarattığı cehennemin aynasıdır.”
“İnsan, başkalarının eksiklikleri üzerinden alay ettiğinde, kendi kusursuzluğunu kanıtlamaya çalıştığını zanneder; ancak bu eylem tersine, bireyin kendi eksikliklerini ve sınırlılıklarını daha belirgin hâle getirir. Başkasının zaaflarını küçümsemek, aslında bireyin kendi içsel yetersizliklerini kırıcı ve aşağılayıcı bir biçimde yansıtmasına yol açar; dolayısıyla alay, ahlaki ve psikolojik bir eksiklik göstergesidir.”

Leyla Arpaç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 00:41
·
2026 3. kitabı
Alfred Adler
8.3/10 · 3.692 okunma