Hayrunnisa Özcan

Neleri ve kimleri kıskanıyorsunuz? Neden kıskanıyorsunuz?
10/10
·160 syf.··
2020 76. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2020 18:19
YouTube kitap kanalımda Shakespeare'in hayatı, mutlaka okunması gereken kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/rGxh2RVjmNU Onlarca kişiyle birlikte Othello'nun sahip olduğu kıskançlığın başka insanlarda ne kadar değişken olabileceğini gösteren kolektif bir inceleme yazdık. Sadece benim görüşlerimin olmadığı, başka kişilerin de kıskançlığa bakış açısının okunabileceği bir inceleme oldu. Siz de katkı vermek istiyorsanız tek yapmanız gereken kıskançlık duyduğunuz ya da gıpta hissettiğiniz konuları yorum olarak yazmak. Siz yorum yazdıktan sonra incelemenin içerisine isminizi ve karşısına da düşüncelerinizi yazıp dünyada hangi çeşit kıskançlıkların olduğuna dair bir kıskançlık gökkuşağı oluşturmak istiyorum. Örnek verecek olursam, Othello Desdemona'yı kıskanırken ben de günde 150-200 sayfa kitap okuyanları kıskanıyorum ya da onlarca ülke gezmiş ve hala da gezmeye devam edebilen insanları, filmlerin alt metinlerini hemen anlayabilenleri, bildiği konuları karşısındakinin aklını karıştıracak şekilde değil de basitçe anlatabilen insanları kıskanıyorum. Sizin kıskançlıklarınız neler, kimleri neden kıskanıyorsunuz? İmrenmek, haset ya da gıpta gibi pek çok farklı kıskançlık seviyesinden örnekler bekliyorum bu incelemeyi sizle beraber oluşturmak için. https://1000kitap.com/ozlemdilara bana benzer şekilde dünyayı gezip, görebilen çoğu şeyi yaşayarak tecrübe ederek öğrenen, hayatı ve insanları nerede, ne zaman ciddiye alması gerektiğini kavramış ve bunu düzenli bir şekilde uygulayabilen kişilere imreniyor, gıpta ediyormuş. Su de aynı şekilde düşünüyorumş hatta. Othello da böyle olmak isterdi bence. Fakat onun tek sorunu hayatı ve insanları nerede, ne zaman ciddiye alması gerektiğini bilmemesiydi
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
Hayrunnisa Özcan
Yazdıklarını yaşarken insanlara sunmayıp öldükten sonra okunup değeri anlaşılan yazarları çok kıskanıyorum. İstemedikleri vaziyete ulaşmadan istediklerini yapmış oluyorlar ve bunun bile farkına varmaları gerekmiyor. Hem birilerine yönelmeleri gerekmiyor hem de birilerine bir şeyler anlatabiliyorlar. Onları bu hale getiren insan topluluğu sayesinde kendilerine ait buldukları tek şeyi de yaşarken yitirmemiş oluyorlar bana göre. Yaşarken yazılarını insanların önüne atabilen yazarları ekstra cesur buluyorum, hem de onları da kıskanıyorum bunu yapabildikleri için.