Abdulselam Arslan

Abdulselam Arslan
@ars_07
Antalya
5 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Teşkilat-ı Mahsusa'nın Pan-İslamizm Politikası:
"Başta Enver Paşa olmak üzere dönemin Teşkilat-ı Mahsusa mensupları da İslam birliği politikasını güçlendirmek ve bunu Avrupalı sömürgeci devletlere karşı kullanmak istiyorlardı. Dolayısıyla "hem eylemlerinde hem de söylemlerinde" İslam'ı büyük bir motivasyon kaynağı olarak algılayan İttihadçılar; bu politikaları bir taraftan Osmanlı Devleti'nin dağılması karşısında bir engel olarak telakki etmişler, diğer yandan da pragmatik bir siyaset olarak değerlendirmişlerdir. Kaldı ki Enver Paşa'nın, Osmanlı Devleti henüz savaşa girmeden önce "Kuzey Afrika'da faaliyet yürüten devrim komiteleriyle" temasa geçerek Teşkilat-ı Mahsusa'nın Pan-İslamist programını uygulamaya koyması da bu hususu doğrulamaktadır."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mustafa Kemal'in 16 Ocak 1923'te Eskişehir konuşmalarından iktibas: "Bizim şekl-i hükümetimiz ahkâm-ı şer'iyye ve dinîyenin tarif ettiği mahiyettedir" Metnin sadeleştirilmiş hali ise: "Bizim yönetim biçimimiz, şeriatın ve dinin belirlediği esaslara uygundur." (Arı İnan, 1923 Eskişehir-İzmit Konuşmaları, TTK Yayınları, 3. Baskı Ankara 2018, s: 33.)
Tarih
Mustafa Kemal'e göre İstiklal Harbi...
1921'de Mustafa Kemal Paşa, Şeyh Senusi'ye gönderdiği bir mektupta İstiklal Harbini "İslam'ın kurtuluş gayesine müteveccih mücâhede" olarak tanımlamıştır. "...halâs-ı İslâm gayesine müteveccih olan mücâhede-i hâzıranın muvaffakiyeti için dualarınızı niyaz eylerim efendim" (Atatürk'ün tamim telgraf ve beyannameleri, s. 402, TTK, 199)
Tarih
İttihadçıların Pan-İslamist Politikası:
"İttihadçılar bir anlamda Sultan II. Abdülhamid'in söylem boyutunda temelini attığı Pan-İslamizm politikasını devralarak devam ettirmekle kalmamış söz konusu politikaları daha aksiyoner bir hale de getirmişlerdi. Nitekim Osmanlı Devleti, daha önce Orta Doğu'da İran ve Umman dışında Kuzey Afrika'da Fas dışında bir hakimiyet alanı tesis etmiş olması sebebiyle bölge Müslümanları üzerinde büyük bir etki ve nüfuza sahipti. Bunun yanı sıra "en büyük ve en güçlü Müslüman devlet" sıfatına sahip olmakla birlikte İslam'ın ve kutsal toprakların da koruyucusu konumundaydı. Bu çerçevede Arap dünyası ve Afrika kamuoyunu İtilaf Devletlerinin sömürgeci işgallerine karşı mücadeleye teşvik etmeyi misyon edinen İttihad ve Terakki bir tür enternasyonal İslam dayanışması tesis etmeye çalışacaktı. Ayrıca İttihadçıların benimsediği politikalar "Müslüman milliyetçiliği" olarak adlandırabileceğimiz anti-emperyalist direniş hareketlerini de tetikleyecekti."
Sayfa 178
Enver Paşa’nın Türkistan’da vasiyeti:
"Ey Türkistanlı kardeşlerim, bizim namaz kıldığımız camiler ahır, medreselerimiz zevk u safa için işret meclisi oldu. Kıymetli kardeşlerim, olanların hepsini kendi gözlerinizle görmektesiniz. Nasıl bir zamanda bulunduğunuzu görmenize rağmen rahat uyumaktasınız! Hiç olmazsa bundan sonra uyanmanız gerekmez mi? Peygamberimiz Hz. Muhammed hadis-i şeriflerinde, ‘Kıyamet günü herkes Allah’ın huzurunda hesap verecektir’ buyurmaktadır. Bu hesabın verilebilmesi için, kıyamete kadar her Müslümanın, İslam düşmanlarına karşı cihat etmesi üzerine farzdır. Komünistler kafirlerin ta kendileridir. Onlar, şeriatı ayaklar altına almakta, vatanımızı yol, sizlere zulüm yapmaktalar. Sizleri aşağılamakta ve horlamaktalar, fakat sizler bunlara hiç ses çıkarmamaktasınız. Kardeşlerim, böylesine aşağılayıcı, alçaklığa nasıl tahammül ediyorsunuz? Yarın hangi yüzle Allah’ın huzuruna çıkacaksınız? Yaptığınız hangi işler için mahşer gününde Peygamber sizlere ümmetim diyecektir. Komünistler, sizlerin malınızı, mülkünüzü yağmaladılar, sizleri evsiz, barksız bıraktılar, çocuklarınız aç, perişan kaldı. Ey kandaş ve dindaş kardeşlerim, sizler buna rağmen hala uyumaktasınız! Komünistlerin hileli tuzaklarına düştüğünüzün farkında mısınız? Onlar, Allah’a ve hiçbir dine inanmadıkları gibi, soyu ve ailenin kutsallığını da kabul etmezler. Ey soy kardeşlerim, inancınızı korumak, çocuklarımızı komünist zulmü altında ezdirmemek için başkaldırmanız şarttır. Mukaddes vatanın istiklali için başkaldırmalısınız. Bunun için Allah’ın merhametine sığının ve Hazreti Peygamber’in mürüvvetine erişiniz. Allah’a sığınarak, elinize silah alıp, cihada katılınız. Zira ‘Cennet vatan için şehit olanlarındır.’ Elinizde silahla, kafirlere karşı yapılan savaşta şehit olana Cenab-ı Allah kıyamete kadar kabir azabından
Sayfa 161·Kitabı okudu
Alıntı