Gidenlere hep öyle gelir; bir şey unutmuşlar gibi. Oysa zaten bir şey unutmak için gider insan. Giderken bir şey unutmak sorun değil; insan çok daha büyük bir şeyi unutmak için gider. Geride kalanların ne anlamı olabilir ki?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın bir şeye bağlanması çok kolay değil. Bağlandığı andan itibaren nereye gideceğini sen değil bağlılıkların belirliyor. Kendini zincirleyip sonra da anahtarı yutmak gibi bir şey.
Eski sevgili, eski eş ya da eski bir dost, kim olursa olsun, geçmişin tozlu raflarından çıkıp gelen insanlara kapıyı açarken dikkatli olun. Genellikle hayatınızı karıştırmak için gelirler ve bu, hayatın “bakalım dersini almış mısın?” sınavıdır.
İnsan bir noktadan sonra, hiç kimsenin olmamışlığını, hasetliğini, kötülüğünü, aptallığını, şımarıklığını tolere etmekle ugrasmak istemiyor. Zamanı azalınca, hayatın bunlarla uğraşılmayacak kadar kısa olduğunu anlıyor ve diyor ki, ”herkes yerinde sağ olsun”.