Başarı, yaşamın en temel amaçlarından biri haline geldiğinde başkasının başarısı, bizim başarısızlığımız olarak algılanmaktadır. Elbette bunun tam tersi de geçerlidir. Başkasının başarısızlığı, bizim başarımızı artırır ve kendimizi daha değerli hissetmemize yol açar. İlişkilerin bu şekilde oluşturulduğu bir toplumda, insan ilişkilerini belirleyen en temel duygular kıskançlık, haset ve düşmanlıktır.
Peki çabamızı neye yöneltmemiz gerekir? Şuna: Düşüncede adalete ve icraatta ortak yarara, sözde aldatmamaya, gerçekleşen her şeyin gerekli olduğuna, tanıdık, ortak bir temelden geldiğine inanarak samimiyetle karşılamaya.