Arslan Can

Arslan Can

, bir kitap okudu
8/10
·167 syf.·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 22:09
·
2026 8. kitabı
Juan Rulfo
7.9/10 · 414 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·96 syf.··
2026 7. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 10:44
Engin Türkgeldi, Orada Bir Yerde ile okurlarını tekinsiz, karanlık ve zamanın donup kaldığı bir masal evrenine davet ediyor. Öyküler, belli bir coğrafyaya ya da takvime bağlı kalmaksızın, sanki hepimizin bildiği ama hatırlamak istemediği o belirsiz yerde, "orada bir yerde" geçiyor. Yazar, kurduğu bu distopik atmosferle bizleri gotik ve alegorik bir rüyanın içine çekiyor.  Karakterler, mutlak bir otoritenin, acımasız efendilerin veya değişmez kuralların gölgesinde, kendi bedenleri ve kaderleri üzerinde söz sahibi olamamanın derin çaresizliğini yaşıyor. Sökülen dişler, yayılan salgınlar ve bedensel deformasyonlar, öykülerin merkezinde sarsıcı ve rahatsız edici birer imge olarak yer alıyor. Okur, insan bedeninin ve ruhunun, iktidar hırsı veya bencil arzular uğruna nasıl harcanabilir bir nesneye dönüştüğünü dehşetle izliyor.  Yazarın detaycı ve görsel gücü yüksek anlatımı, sahnelerin zihnimizde adeta bir film karesi gibi canlı bir şekilde belirmesini sağlıyor. Masalsı öğeler içeren bu anlatı, aslında insan doğasının en karanlık, en vahşi ve en bencil yönlerine ayna tutuyor. Her öykü, fantastik kabuğunun altında, güç ilişkileri, şiddet döngüsü ve kaçınılmaz sonlar üzerine okuru derinlemesine düşünmeye mecbur bırakıyor.
Orada Bir YerdeEngin Türkgeldi · Can Yayınları · 2017674 okunma
9/10
·248 syf.··
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 12:34
Selçuk Baran’ın Bir Solgun Adam adlı romanı, toplumun dayattığı rollerden ve alışılagelmiş düzenin kalıplarından kaçarak kendi içine çekilen eski bir bankacı olan Mehmet Taşçı’nın hikâyesini anlatır. Elli yaşında emekli olduktan sonra karısını ve kızını terk eden Mehmet Bey, İstanbul’da Dürnev Hanım’ın evinin çatı katına yerleşir ve burada münzevi bir yaşam sürmeye başlar. Kendisini "önemsiz" ve "solgun" bir karakter olarak gören başkahraman, bir iç dökme aracı olarak günlük tutmaya başlar ve roman bu günlükler üzerinden ilerler. ​Romanın ilk bölümünde Mehmet Bey’in İstanbul’daki durağan günlerine, pasif gözlemlerine ve insanlardan kaçışına odaklanılır. Odasının penceresinden sokağı, karşı apartmanda çarşaf silkeleyen kadını veya bir yoğurtçuyu izlemek, onun hayata karışmadan var olma biçimidir. Eski dostları Nadir ve Rüştü beylerle yaptığı görüşmelerde bile kendini onlara yabancı hisseder ve bu toplantıları yavan bulur. Geçmişte Nevin ile yaşadığı, ancak sorumluluk almaktan kaçtığı için yarım bıraktığı ilişkiyi hatırlar; bu durum onun bağlanmaktan ve hayatın karmaşasından ne denli korktuğunu gözler önüne serer. ​İçindeki boşluk duygusu ve mekâna sığamama hissi artınca, Mehmet Bey kimseye haber vermeden, "ölüm yolculuğu" olarak nitelendirdiği belirsiz bir yolculuğa çıkar. Bu kaçış onu yürüyerek ve çeşitli vasıtalarla Anadolu’nun bir kasabasına sürükler; orada bir lokantada tanıştığı zahireci Sadık Dönmez (Sadık Bey) tarafından misafir edilir. Sadık Bey’in konağında kaldığı süre boyunca, taşra hayatının tekdüzeliği içinde ev sahibinin geçmiş saplantılarına ve hüzünlü dünyasına tanıklık eder. ​Eserin finalinde, kasabadaki hayatın da İstanbul’dakinden farksız bir döngüye girmesi ve Nail gibi karakterlerin varlığıyla huzursuzlaşan Mehmet Bey, yeniden yola koyulmaya
Bir Solgun AdamSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 20101,159 okunma