Arslan Can

6/10
·88 syf.··
2026 50. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:45
Henry David Thoreau’nun Yürümek adlı eseri, ilk bakışta doğa yürüyüşleri üzerine yazılmış bir deneme gibi görünse de aslında insanın özgürlük arayışını ve doğayla kurduğu bağı sorgulayan derin bir düşünce metni olarak öne çıkıyor. Yazar, yürümeyi yalnızca fiziksel bir hareket olarak değil, insanın kendi özüne ulaşmasını sağlayan ruhsal bir yolculuk olarak ele alıyor. Doğanın insan üzerindeki dönüştürücü etkisini güçlü örneklerle anlatıyor. Eserde medeniyet ile doğa arasındaki gerilim dikkat çekiyor. Thoreau, şehir yaşamının ve modern dünyanın insanı doğasından uzaklaştırdığını savunuyor, buna karşılık ormanların, bataklıkların ve el değmemiş alanların insan ruhunu beslediğini düşünüyor. Özellikle “Yabanıllık dünyanın korunmasıdır” düşüncesi kitabın temel mesajını oluşturuyor ve okuru doğaya farklı bir gözle bakmaya yönlendiriyor. Kitabın dikkat çekici yönlerinden biri de özgürlük kavramını doğa üzerinden tartışıyor olmasıdır. Yazar, insanların koyduğu sınırların ve kuralların karşısına doğanın sınırsızlığını koyuyor. Batı yönünü yalnızca coğrafi bir yön olarak değil, geleceğin, keşfin ve yenilenmenin sembolü olarak yorumluyor. Bu yaklaşım esere felsefi bir derinlik kazandırıyor.
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,567 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·88 syf.··
2026 47. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 13:13
Selim Nüzhet Gerçek’in kaleme aldığı Gazanfer Paşa’nın Bir İkincisi, II. Abdülhamid döneminin gizemli atmosferinde geçen ve insan doğasını mercek altına alan son derece sürükleyici bir klasik olarak karşımıza çıkıyor. Sarayın güçlü ve nüfuzlu başhafiyesi Gazanfer Paşa’nın, kendisine ikiz kadar benzeyen Ahmet Şevki Efendi ile yollarının kesişmesiyle başlayan hikaye, tehlikeli bir dublörlük anlaşmasının kapısını aralıyor. Kimlik değişimi ve taklit üzerine kurulu bu özgün olay örgüsü, okuyucuyu ilk sayfalardan itibaren büyük bir merak dalgasının içine sürüklüyor. Başlangıçta kusursuz işleyen bu tehlikeli oyun, zamanla Ahmet Şevki'nin kontrolsüz hırsları ve beklenmedik bir şekilde hayatını kaybetmesiyle Gazanfer Paşa için tam bir kabusa dönüşüyor. Yazar, bu kurgu üzerinden sadece bir saray entrikası anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bir insanın yerine geçmenin, onun ruhunu ve kişiliğini kopyalamanın getirdiği psikolojik çıkmazları da başarıyla sorguluyor. Karakterlerin iç dünyalarındaki ihtiraslar, bocalama anları ve yanlış kimliklerin yarattığı kaos, eserin temposunu son ana kadar zirvede tutuyor.
Gazanfer Paşa'nın Bir İkincisiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026130 okunma
7/10
·264 syf.··
2026 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 08:05
Araba Sevdası, yanlış Batılılaşmayı eleştiren yönüyle Türk edebiyatının en dikkat çekici romanları arasında yer alıyor. Recaizade Mahmut Ekrem, Bihruz Bey karakteri üzerinden dış görünüşe, gösterişe ve taklide dayalı bir yaşam anlayışını başarılı bir şekilde eleştiriyor. Roman boyunca Bihruz Bey’in düştüğü durumlar hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Eserde en çok dikkat çeken unsur, kahramanın hayal dünyası ile gerçek hayat arasındaki büyük uçurumu gözler önüne seriyor. Bihruz Bey, Periveş Hanım’a duyduğu aşkı gerçek bir tanışıklığa değil, kendi kurduğu hayallere dayandırıyor. Bu nedenle yaşadığı her olay giderek daha trajikomik bir hâl alıyor ve okuyucuyu karakterin iç dünyasını sorgulamaya yöneltiyor. Yazarın İstanbul’u ve dönemin sosyal hayatını anlatışı büyük bir canlılık taşıyor. Çamlıca Bahçesi, gezinti yerleri ve dönemin alafranga çevreleri ayrıntılı tasvirlerle canlanıyor. Bu yönüyle roman yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyor, aynı zamanda Tanzimat dönemindeki toplumsal değişimi ve insanların Batılılaşmayı nasıl yanlış yorumladığını da gösteriyor. Araba Sevdası, aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini koruyan bir eser olarak öne çıkıyor. İnsanların dış görünüşe aldanmasını, başkalarının hayatlarını olduğundan farklı görmesini ve gösteriş uğruna kendilerini kaybetmesini etkileyici bir dille anlatıyor. Mizah ile eleştiriyi başarılı biçimde birleştiren roman, son sayfasına kadar ilgiyi canlı tutmayı başarıyor.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Can Yayınları · 202031bin okunma
8/10
·222 syf.··
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 22:59
Mine Söğüt, Kırmızı Zaman romanında yalnızca gizemli bir atmosfer kurmuyor, aynı zamanda karakterlerin acılarla dolu hayatlarını da etkileyici biçimde anlatıyor. Romanın merkezinde Haliç kıyılarında yaşayan gizemli Zaman Dayı bulunuyor. Kırmızı kayığıyla bir gece ansızın ortaya çıkan bu adamın geçmişi kimse tarafından bilinmiyor. Balıkçılar onun surların altındaki gizemli dehlizlerden geldiğine inanıyor ve zamanla Zaman Dayı çevresinde türlü efsaneler oluşuyor. Özellikle hiç solmayan kırmızı kayığı ve geceleri kulübesinden yükselen çığlıklar romanın gizem duygusunu sürekli canlı tutuyor. Kitapta yalnızca Zaman Dayı’nın hikâyesi değil, Balat’ın yoksul insanlarının hayatları da anlatılıyor. Hüsran isimli küçük kızın yaşadıkları romanın en etkileyici bölümlerini oluşturuyor. Alerjisi nedeniyle evden çıkamayan Hüsran, dış dünyayı yalnızca penceresinden izliyor ve çöpten bulunan kitaplarla kendisine başka dünyalar kuruyor. Özellikle babasının eve getirdiği kırmızı kaplı Kırmızı Zaman kitabı onun hayatını değiştirmeye başlıyor. Hüsran okudukça İstanbul’un geçmişindeki cinayetleri, saray entrikalarını ve surların altındaki karanlık dehlizleri hayal ediyor. Romanda sık sık cinayetler, kayboluşlar ve eski İstanbul efsaneleri ön plana çıkıyor. Bizans döneminden kalan gizli geçitler, aşk yüzünden işlenen cinayetler ve insanların içindeki karanlık taraf sürekli hissediliyor. Mine Söğüt, geçmişle bugünü iç içe geçirirken İstanbul’u yaşayan bir karakter gibi anlatıyor. Özellikle Balat sokakları, sur dipleri ve Haliç kıyıları roman boyunca karanlık ama büyüleyici bir atmosfer yaratıyor. Bu atmosfer okuyucunun kitabın içinden çıkmasını zorlaştırıyor. Kırmızı Zaman, yalnızca olay örgüsüyle değil, insan ruhunu anlatış biçimiyle de dikkat çekiyor. Yoksulluk, yalnızlık, korku ve ölüm
Kırmızı ZamanMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20192,380 okunma
10/10
·245 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 15:30
Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri, İhsan Oktay Anar’ın çerçeve anlatı tekniğiyle kurguladığı bir eserdir. Ana çerçevede racon kesen kabadayı Apturrahman ile Ölüm’ün oyunu başlar, kabadayı kaybeder. Ölüm ardından Cezzar Dede’yle hikâye anlatma oyununa girişir: Her hikâye için Cezzar Dede’ye bir saat daha hayat tanınır. Bu sırada Uzun İhsan’ın peşinde Selam Mahallesi’nden Firdevs Mahallesi’ne uzanan bir mahalle mahalle kovalamaca yaşanır. Hikâyeler korku, din, aşk ve cennet temaları etrafında döner. Güneşli Günler: Karanlık bir yatılı okulda geçer. Işıktan mustarip “Kont” lakaplı vampir müdür ve “Sağır” lakaplı saplantılı resim hocası, kırmızı yanaklı yetenekli çocuk Alyanak’ın kanını emer. Eğitim eleştirisi, çirkinlik-güzellik çatışması ve karanlık atmosferle güçlü bir korku hikâyesidir. Bidaz’ın Laneti: Define arayan, kaynanası ve karısıyla yaşayan bir adamın hikâyesi. Bidaz adlı lanetli bir hazineyi bulmanın ironik ve komik sonuçları işlenir; hazine hülyaları ve aile içi dinamikler mizahla harmanlanır. Bir Hac Ziyareti: Hac niyetiyle yola çıkan bir imamın beklenmedik maceraları. Hac yolculuğu mistik ve ironik diyarlara uzanır, dini ritüeller ve insan halleri sorgulanır. Dünya Tarihi (Ölüm anlatır): Tarih ve felsefe katmanlarıyla örülü geniş bir anlatı. İnsanlık tarihini Anar’ın özgün üslubuyla yeniden yorumlar; büyük resimde bireysel dramlar ve ironiler yer alır. Ezine Canavarı: Ezine’de geçen canavarlı bir korku/gerilim öyküsü. Yerel efsaneler, canavar avı ve toplumsal panik unsurlarıyla çerçeve hikâyeye bağlanır. Hırsızın Aşkı: Bir hırsızın tutkulu aşk macerası. Aşkın çalma, sahip olma ve kayıp temalarıyla işlendiği, mizah ve duygusallığın iç içe geçtiği bir hikâyedir. Şarap ve Ekmek: Dini simgelerle örülü, mistik ve ironik bir anlatı. Manevi arayış, inanç ve maddesellik
Efrâsiyâb'ın Hikâyeleriİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınevi · 20246,9bin okunma