- Ya gideceğiniz başka bir yer, çalacağınız hiçbir kapı yoksa ? Her insanın çalabileceği hiç değilse bir kapı olmalıdır. İnsanın ne yapıp edip başvuracak bir yerinin bulunması gereken zamanlar oluyor.
Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanımadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz.
İlginç bir şey, acaba insanlar en çok neden korkarlar ? Atacakları yeni bir adımdan, kendine söyleyecekleri yeni bir sözden herhalde... Ben de amma gevezelik ediyorum ha !
Bir Hint masalında:
Bir fare, kedi korkusu sebebiyle devamlı endişe içinde yaşamaktadır.
Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Ama fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de, köpekten korkmaya başlar.
Büyücü onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde, bu kez de avcıdan korkmaya başlar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yoktur. Böylece onu tekrar eski haline dönüştürür ve der ki,
"sana yardım edemem, çünkü senin korkun, cinsinden değil, yüreğinin küçüklüğünden kaynaklanıyor"
İnsanların da çoğu,
büyük bir yürek taşımadığı için korkar...