Eski zamanlarda kadınlara hep tek yönlü bakıyorduk; bizim için konu sadece cinsiyet meselesiydi - erkek olduğumuz için bu kaçınılmaz bir şeydi. Gelişime dair tek fikrimiz daha iyi üremek, anneliğe dair tek fikrimiz kadınların tüm hayatını çocuklarına adamasıydı.
Şimdiki kadınlar, kendilerinin de aslında birer insan olduğu fikrine tutunarak, başka yetenekleriyle ön plana çıkmaya başladılar.
Evet; iyi, saygın, rahat, sağlıklı bir yaşam biçimiydi çünkü, değil mi? Tüm kadınların doğru düzgün işlerde çalışıp namuslarıyla geçinmeleri mümkün olsaydı; tüm kadınlar konuyla ilgili eksiksiz bir eğitime tabi tutulup, bu işte onları bekleyenin ne kadar korkunç bir ölüm olduğunu öğrenseydi; tüm kadınlar şehvet düşkünü dişi hayvanlar gibi değil de insan gibi yetiştirildiyse ve tüm kadınlar canları istediği takdirde evlenmekte özgür kılınsaydı - sence kaç tanesi o tür bir işi seçerdi?
Eskiden insanların çalışmaktan nefret ettiğini düşünürdük - oysa hiç alakası yok! İnsanların nefret ettiği, çok fazla çalışmaktı - ki bu ölümden farksızdı; kendilerine uygun olmayan, haliyle sevmedikleri işlerde çalışmaktı - ki bu işkenceydi; kötü koşullar altında çalışmaktı - ki bu hastalık demekti; başkaları tarafından hor görülen, küçümsenen işlerde çalışmaktı - ki bu çok ağır bir sosyal endişeydi ve hiçbir insanın doğru düzgün geçinmesine yetmeyecek kadar düşük bir ücretle çalışmaktı.