ceren

ceren
@artxvera
Nolite te bastardes carborundorum
Türk Dili ve Edebiyatı
9 Mayıs
259 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Yaşama zamanının yokluğunda, kayıp zamanı, yani çalışmanın ziyan ettiği hayatı telafi eden tek şey paradır. Oturduğumuz evler, sürdüğümüz konforlu arabalar, gidebildiğimiz lokanta ve eğlence mekânları, aldığımız ıvır zıvır, çalışma köleliğimizi meşrulaştırır. “Ama ya onlar da ruhumuzdaki sızıyı dindirmiyorsa? Ya bunlara sahip olmak için ortaya sürdüğümüz pey, yani ömrümüz, bizim için daha kıymetliyse? Hayat geri gelmiyor. İnsan, ruhunu özgürleştirmeyen, kendisine bir ifade imkânı sunmayan, kendisini gerçekleştiremediği işlerle tatmin bulmuyor. Ruh istiyor ki kendi hikâyelerini anlatabilsin. Hikâyeleri başka insanlara çarpsın, onlarda çoğalsın, kendisine geri dönsün. Çağdaş iş yaşamı ve şirket köleliği ise disipline dayalı.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşk, ezelden beri insan ilişkilerinin en güçlü faktörüdür; aşk, insan eliyle yapılan her türlü yasadan üstün gelmiş ve Kilise'yle ahlakın dayattığı demir parmaklıkları her çağda kırıp atmıştır. Evlilik ise genellikle salt ekonomik bir düzenlemedir; kadına süresi ömür boyu olan bir sigorta poliçesi sağlar, erkeğe de kendi türünü devam ettirmesini sağlayacak tatlı bir oyuncak. Yani evlilik, ve bu yolla sağlanan eğitim düzeneği, kadını asalakça, bağımlı olarak ve çaresiz bir hizmetkarmış gibi sürdüreceği bir hayata hazırlarken, erkeğe bir insanın hayatını tapulu mülkmüş gibi sahiplenme hakkını tanır.
Ben inanıyorum ki, dünyanın özgürlüğe aşık ruhları, efendilerine, " Cinayetlerini kendin işle! Senin savaşlarına kendimizi ve sevdiklerimizi yeterince feda ettik! Sense bu fedakarlıklarımız karşılığında bizden, barış zamanında asalaklar ve suçlular yarattın, savaş zamanında bizi vahşi birer hayvana çevirdin. Kardeşlerimizden ayırıp dünyayı insan mezbahasına döndürdün. Hayır, senin cinayetlerini işlemeyeceğiz ve senin bizden çaldığın topraklar için (ülke) için savaşmayacağız ! " dedikleri gün militarizmin sonu gelecektir. Ah, bütün kalbimle inanıyorum ki, insanların kardeşliği ve dayanışma bir gün, savaşın ve yıkımın kanlı çizgilerini ufuktan silecektir.
Suç, yanlış yönlendirilmiş enerjiden başka bir şey değildir. Günümüzde iktisadi, siyasal, toplumsal, ahlaki her kurum, insanın enerjisini yanlış kanallara yönlendirmek için elbirliği ettiği sürece; çoğu kişi nefret ettiği şeyler yapmaya, tiksindikleri hayadan yaşamaya devam ettikleri sürece, suç kaçınılmaz olacaktır ve kanunlardaki emirler suçu yok etmeye değil, yalnızca arttırmaya yol açacaktır. Bugünkü haliyle toplum, umutsuzluk sürecini; yoksulluğu, korkuları, insan ruhunun suç ve alçalma yolunda geçmek zorunda kaldığı korkunç mücadeleyi biliyor.
Otorite ve kanunun en gülünç mazereti, suçu azaltmak için hizmet verdikleri iddiasıdır. Yazılı ve doğal bütün yasaları çiğneyen, vergi adı altında hırsızlık yapan, savaş ve idam cezası biçiminde cinayet işleyen en azılı suçlu olması bir yana Devlet, suçla mücadele konusunda kesinlikle işlemez bir hal almıştır. Kendi yarattığı korkunç belayı yok etmek, olmadı en aza indirmek konusunda bütünüyle başarısız olmuştur.