Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rakı içen kadın gülüyorsa, o gülüşün ardında en az dokuz roman, on dört tane de film repliği yatar. Rakı içen kadının gülüşünde bu dünyanın en zararsız mutluluğu vardır çünkü: Büyük güler, büyük susar. (...) Rakı içen kadın, baharın ta kendisidir: Keyfine doyum olmayan bir akşamüstü sonrasında, bir kıyıda köşede gecesefası gibi açar. Rakı içen kadın, afet-i devrandır. Rakıda, ruhlarımızın tüm çingene dekoru saklıdır ve çok sevdiğin yazarların, şairlerin ve filozofların gölgesinde, rakı içen kadınları gerçekten sevdiğini anlarsın. (...) Rakı içen kadın, rakıyı lıkır lıkır içiyorsa, başka bir anlamı oluverir o gecenin; rakıyı ağırdan alıyorsa, bambaşka bir anlamı... Ehlikeyiflere sığmaz gecenin çakırkeyfi. Bilirsin ki rakı içen kadın, herkesle rakı içmez ve eğer seninle rakı içiyorsa, senin için kalbinde en az yüz elli metrekare daha yer vardır. Rakı içen kadın, cihanda sulhtur; ağdalı değil, nağmeli sever.
Herhangi bir mekânda, herhangi bir zamanda... Evli çiftleri oluşturan bireyler de dahil herkes, tek başına, fişi tamamen çekip bazen saatlerce, bazen de günlerce ‘yalnız kalabilme hakkı’na sahip olabilmeli. Yalnız kalmak istiyorum cümlesini duyup da bunu bir hakaretmiş gibi algılayanlarsa, burunları sürte sürte anlayacaklar: Yalnızlık herkes için değerli ve gereklidir. Egosantrizm değildir bu. İhtiyaç ve haktır. Yalnızlık, ‘kendini dinleme imkânın dahilinde her şeyi her zamankinden de fazla sevebilmek için bir iştah tazeleme diyetine girmek’tir. Asıl bencillikse, bu hürriyeti talep eden herhangi bir insana ilgi delisi bir aşırılıkla karşı çıkarken, onu, kalabalığa mecbur kılmaya çalışmaktır.