Yazarın ilk okuduğum ve en ünlü kitabıydı. Aslında aşk üçgenlerini hiç sevmem ama bu roman Kuzguncuk’ta bir yaz akşamında Ada, Tuna ve Doğan Gökay ile birlikte oturuyormuşuz gibi hissettirdi ve “küt” sesinden sonra her sayfasında içimde buruk bir sızı bıraktı. 2 puanı sadece iç savaş bölümleri yüzünden kırıyorum