Birden ayağa kalkıp lavabonun üstündeki pis aynada kendini görmeye çalıştı. Havluyla aynayı silip uzun uzun ve dikkatle tekrar baktı. Kendini ilk kez gerçekten görüyordu. Gözleri görmek için yaratılmıştı, ama o ana dek dünyanın sürekli değişen görüntüleriyle dolu ve kendine bakmak yerine dünyaya bakmakla meşguldüler.
...Martin'in eve sarhoş geldiği konusunda uzlaşmışlardı. Halbuki güzelliği içlerinde hisseden insanlardan olsalardı, o parlayan gözlerin hararetlenmiş yüzün, gencin aşkla ilk tanışmasının belirtisi olduğunu anlayabilirlerdi.
"Insanlar, biz hayatı ölüm için kaybediyoruz, biz gerçeği hayal için tüketiyoruz; bizi kendine benzer diğer günleri bize getirmekte başka bir değerde olmayacak günlere götürdükleri için değer biciyoruz günlere... Insanlar bütün yaşam, kendi zararına tezgahladığınız acımasız bir entrikadır ve kaçan aynaya doğru koşuşunuza sadece şeytanlar kayıtsızca gülebilir!"
Onlar, günün birinde şimdiye dönüşen ve tekrar başka bir geleceğe feda edilen ve böylece son şimdiye ve ölüme kadar defalarca gözden çıkarılan tüm şimdiki zamanı bir gelicek uğruna feda etmiş olduklarını düşünecekler.