Uyu zavallı çocuk, yeşil eski çuhalı yazıhanenin kenarında, karanlık çamurlu sokaklarda, küçük nazlı çocuğun daima esneyen yüzü karşısında geçen o eziyet ve sıkıntı saatlerinden sonra şu sıcak temiz yatağın içinde, aydınlık mai bir semanın elmas yağmuru altında, doğmasını beklediğin ümit güneşini görmeye çalışarak, derin, uzun bir teselli uykusuyla uyu!
Greene'in anlayışına göre, psikoterapiye gelen, aynı kalarak değişmek isteyen insanlar gibi, yetişkin okurlar da geleceği geçmişle bir kılmak için ellerinden geleni yaparlar. Çocık-Greene'in kendisi gibi- seyyahtır. Yetişkinse varmıştır: Beklentinin yarattığı narsisizmin yerini yerleşikliğin getirdiği narsisizm almıştır. Çocuk coşku dolu bir geleceğin teminatını ister, yetişkin öyle bir şey olmadığının tasdiklenmesini. Çocuğun arzusu çocukluktan çıkmaktır, yetişkinin arzusuysa değişim isteğinden kurtulmak.
Çünkü çocuk beyni böyleydi. Attığınız her tohumu yutardı ve o tohumu bir daha geri çıkaramazdınız. Ancak yıllar sonra bir ağaca dönüştüğünde görebilirdiniz onu. O nedenle bu beyne hangi tohumların atıldığı insanlık için en önemli meselelerden biriydi.