Salihanur

MANSUR- Husrev, kapa, ört, göm, artık maziyi! HUSREV- Ya mazi her şeyse, her şeyi gömeyim mi?
Sayfa 137·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben hiç bir okuyucu tasavvur edemem ki, başkasının bu türlü mahremiyetine tecessüs duyacak kadar ruh iffetinden sıyrılmış olsun.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Kadınla erkeğin yanyana gelmekle kurduğu bambaşka bir cihan tasavvur ediyor. Bu cihanın hususî bir tabiatı, şartları, incelikleri var. O cihana erişememiş insanlardan daha kaba bir şey bilmiyor. Fakat onların cezasını nefsine, kendi âzâsına çektiriyor. Öyle bir hâkim tasavvur et ki, karşısına çıkarılan suçluların cezasını kendi yüklensin. Ne tuhaf değil mi? Kendisi yükleniyor. Çünkü biliyor ki, o suçlular, elindeki kanunun hikmetinden hiçbir şey anlamazlar. Mesûl değillerdir.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Müthiş bir çirkinlik korkusu ve güzellik kaygısı içinde çırpınıyor. Aradığını bulamıyor. Bulduğuna razı olamıyor. Saadetlerin yüzde yüzü olan hayvanî saffetleri, bir sansarın pilici boğması gibi boğuveriyor.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Necip Fazıl Kısakürek
Ben, içindeki hayvanı ürkütmüş, incitmiş bir hastayım.
Sayfa 74·Kitabı okudu