Fakat “cahil” ve “kafir” olmak, Kur’an’a göre az bilmekten ziyade, bildiklerinin üstünü örtmek, onları gizlemek, görmezden gelmek, inatla gerçeği kabul etmemek anlamları taşır.
Bir kelimenin Kur’an’da hangi anlamda kullanıldığını öğrenmek için, o kelimenin tüm ayetlerdeki kullanımlarına bakmak gerekir ki bu sadece kutsal kitapları değil, tüm metinleri anlamada çok önemli bir yöntemdir. Yani o kelimenin aynı metin içindeki tüm kullanımlarını karşılaştırarak o kelimenin hangi anlamda kullanıldığını öğreniriz.
... tasavvuf denilen lleti daha 100 yıl önceden çözmüş ünlü bir düşünürümüzü hatırlatacağım. Bu kişinin babası İpekli Tahir Efendi adında, Nakşibendi Tarikatının Halidiyye kolunun müridi olan bir adamdır. Fakat buna rağmen bu kişi, babasının aksine, hayatı boyunca hiçbir tarikata mensup olmamıştır. Kur’an odaklı bir İslam anlayışı olan bu düşünürümüz, “Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli” sözlerinin sahibi, İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy’dur. Mehmet Akif'in tasavvuf hakkındaki düşüncelerini, Safahat’taki şu dizelerden öğrenebilirsiniz:
“Sürdüler Türk`e “tasavvuf“ diye olgun şirayı; Muttasıl şimdi hakikat kusuyor Sıdkı Dayı!
...
Git o Divan mı, ne karnağrısıdır, aç da onu, Kokla bir kere, kokar mis gibi Sandıkburnu
Bana söyletme neler var daha!"
İmam Rabbani (1564-1624) ile İngiliz düşünür Francis Bacon (1561-1626) aynı dönemde yaşamışlardır, ölüm ve doğum tarihleri arasında 2’şer, 3’er yıl vardır. Bir tarafta İmam Rabbani “hakikate ancak keşif ve ilham ile ulaşılır” gibi iddiaaları ile Müslümanların beynini uyuştururken, öbür tarafta Franc൴s Bacon, İngilizlere ve Avrupalılara “doğayı ancak bilim ile anlayabileceğimizi” söylüyordu.