Ay bulutların ardında soluk bir leke olarak belirdi. Dürbün ile ay'a baktım. Gördüğüm kara bulut perdeleri oldu.
Bulutlardan sıyrılır diye umdum. Umduğum olmadı.
"Umma," dedim kendi kendime.
"Olur," diye cevapladım kendimi.
" ... Mussler, kahramanının sürgit ikircikli halini, eylemsizlik olarak adlandırır. Kahramanın seçenek bolluğu ve zenginlik olarak algıladığı çoklu olabilirlik halinin, esasen o an, hemen yanı başında olmakta olanı ıskalamak olduğunu ima eder. Mussler'e göre kahramanı, bu durumu gizli bir tercih olarak benimsemiş, içselleştirmiştir. Bu hal onu yeryüzüne karşı seyirci ve kayıtsız kılar."
"Kadın, adamın kayıtsızlığını kendisine karşı algılar ve çekip gider. Adamda bir tür kalp ağrısı bırakır. Mussler önceleri bu ağrıyı kullanılmayan kalbin ağrısı olarak adlandırır ve 'kalbini kullanma korkusu'na bağlar. Fakat ilerleyen sayfalarda kahramanın kayıtsızlığının incinmiş bir adalet duygusu sebepli olduğunu ima eder."