Puan vermedi·182 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 07:06
Kadının Adı Yok kitabı başlangıçta oldukça dikkat çekici ve etkileyiciydi. Kadının toplumdaki yerini, yaşadığı baskıları ve kimlik arayışını güçlü bir şekilde ele alıyordu. Ancak ilerleyen bölümlerde bazı düşüncelerin ve davranışların birbiriyle çeliştiğini hissettim. Bu durum karakterle bağ kurmamı zorlaştırdı ve kitabın başındaki etkiyi azalttı. Verilmek istenen mesaj önemli olsa da olayların işlenişi ve bazı anlatım tercihleri nedeniyle kitaptan beklediğim kadar keyif alamadım. Genel olarak okunabilir bir eser olsa da benim için beklentilerimin altında kaldı.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma
9/10
·464 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:21
Kutsal Alazgir, kız kardeşi olarak gördüğü arkadaşının ölümünün ardından, ölümüne neden olan adamın peşine düşmüş ve kendini Rusya'da bulmuştur. Amacı adamın o gece gideceği bara sızmak ve arkadaşının polis olan babasına adamla ilgili bilgiler vermektir. Ancak adamın birini öldürdüğüne dair video çekerken adama yakalanmıştır. Kutsal, adamdan kaçıp kaldığı otele gitmeyi başarmıştır. Ancak kaldığı otelde adama aittir. Ve adamla otelden çıkarken magazinciler fotoğraflarını çekmiş ve kısa süre içerisinde nişanlı olmalarıyla gündem olmayı başarmışlardır. Araz Vladimirov, Bratva Pakhan'ı olmasının yanı sıra Rusya'nın tamamıda onun ellerindedir. Ve ansızın hayatına girip ortalığı karıştıran kadının asıl amacını öğrenmek için onu misafir etmeye karar vermiştir. Ancak babası magazinden onun nişanlandığı haberini görünce kendisini devam ettirmesi gerektiği bir nişanlılık oyunu içinde bulmuştur. Kutsal, intikam için girdiği yolda Araz'ın farklı taraflarını görmeye ve kendisini yavaş yavaş onun etkisi altında bulmaya başlarken, Araz hayatına bomba gibi düşen kadının gerçek amacını bilmese de ona çekilmeye, güvenmek için nedenler aramaya başlayacaktır. Yazarın daha önce kalemiyle tanışmıştım ama bu kitap en bi sevdiklerimden oldu.Karanlık romantizm ve mafya temasını sonuna kadar bana verdi.Kutsal, sevgisiz büyümüş, aile arayışında olan ve zayıf noktalarından vurunca kolayca manipüle edilen bir karakterdi.Ancak zekası sayesinde içinde olduğu durumu ve olayların gerçek yüzünü anlamaya başladı.Araz ise herkese canavar tarafını gösterirken Kutsal'a karşı ayrı bir zaaf besliyordu.Hatta ona inanmak ve güvenmek için bir çok kere onu denedi.Kutsal başta hatalar yapmaya müsait olsa da Araz'a zarar vermekten kaçınan da aslında kendisiydi.Kutsal'ın geçmişi ve yaşamak zorunda olduğu hayat
Harzemşah 1: Moroz YasasıAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 202620 okunma
Reklam
Muhteşemsin
10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:19
Her zamanki gibi mükemmel! Aşırı keyif aldığım bir okuma oldu.Kesinlikle tavsiye ediyorum.Ayrıca kişilerin içsel seslerine yönelik günlük tarzı olduğu için kurgusu ben Suzan Defter kitabına benzettim. Tüm kadınlar Duygu Asena okumalı
Aşk Gidiyorum DemezDuygu Asena · Doğan Yayınevi · 2003729 okunma
OKUMADAN ÖNCE LÜTFEN AMA LÜTFEN DÜŞÜNÜN
Ben kitapları çok fazla yarım bırakan biri değilimdir ancak bu kitabı bitirmeye çalışırken ömrümden ömür gitti ve en sonunda devam edemeyeceğime karar vererek yarısında bıraktım. Konusu çok ilgi çekici olduğu için bir şans vermek istedim ve satın aldım. Ama kitabın ilk bölümlerinden itibaren çok fazla mantık ve sıralama hatası var. Ayrıca doğru düzgün diyebileceğim betimleme yok, olan betimlemeleri de o kadar mide bulandırıcı ki anlatamam. Kim sayfalar boyunca erkek karakterin baklavalarını, kaslarını, kadında arzu (?) uyandıran bakışlarını falan okumak ister? Yazarın ilk kitabı mı bilmiyorum eğer ilkse bu amatörlüğe ve iğrençliğe çok küçük bir ihtimal göz yumabilirim ama başka türlüsü mümkün değil. Önermiyorum, keşke almasaydım aldığıma bin pişman oldum.
Persona 1: KaranlıkAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2024441 okunma
Kadın olmak
9/10
·182 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 08:40
Bir kız çocuğu olmak, kadın olmak nedir? Neler düşünür kadınlar? Yaptıklarını neden yaparlar bu şekilde? İnsanlar neden bu kadar baskı kurar kadının üzerinde? Toplum kadını nasıl kendi istediği tarafa zorla çekmeye çalışır? Evlilik köleleştirir mi kadını? Kendin olmak için ne kadar direnmelisin erkeklere? Bu sorular daha da çoğaltılır ve çeşitlendirilir. İlk başta çok uç bir noktadan yazdığını düşünmüştüm yazarın bu kitabı. Aşırı muhafazakar bir babanın kız çocuğusun, her an takip ediliyorsun, arkadaşının evine bile arabayla bırakılıyorsun. Hem el üstünde gibisin hem de kısıtlanmışsın. Giydiklerin, yediklerin, konuştuğun kişiler sürekli bir gözlem altında. Sonra, kitap başarılı bir iş kadınının yaşadıklarına doğru evriliyor ve kendini de görmeye başlıyorsun. Hayattan ve gerçekten olan şelerden bahsediyor. Kendimi ve çevremdeki insanların yaşadıklarını sorgulamama, yeni bir gözle bakmama sebep oldu bu kitap. Her yaşta, her yeni bir evrede yeniden okunası bir kitap.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma
Sapıkça davranışları normalleştirmeyin
Puan vermedi·%22 (108/480 syf.)·
Açıkçası bu kitaptan gerçekten de yüksek bir beklentim vardı ve bunun en büyük sebebi de Damla'nın (samimiokur) bu kitabı çok beğenmiş olmasıydı. Maalesef pek de düşündüğüm gibi çıkmadı. Belki ilerleyen sayfalarda daha ilgi çekici oluyordur ancak sabredemeyeceğime karar verdim. Yarım bırakmama sebep olan şeylerden bahsedeceğim, belki birileri için yararlı olur. Dikkatimi çeken ilk şey yazarın anlatımıydı. Cümleleri genellikle "şu olduğunda bu oldu" şeklinde kurmuş. Daha anlaşılır olması için birkaç örnek: 1. Çatık bakışlarım onu bulduğunda ürperdim. 2. Karşısında aptal gibi durduğumu anlayıp, kendime öfkelendiğimde elimdeki kalemi tezgahın üzerine bırakıp başımı dikleştirdim. 3. Duyduklarımla dudaklarım aralandığında nefesim kesildi. Yazar bence "ve" kelimesinden nefret ediyor. Bu tarzda kurduğu cümlelerin çoğunda "ve" kullanmış olsaydı çok daha akıcı ve güzel bir anlatım yakalayabilirdi diye düşünüyorum, en azından benim için. Tercih ettiği anlatım beni rahatsız etti, çok gereksiz buldum ve bazı noktalarda anlam da bozulmuştu. Bir örnek: Kaşlarım çatılıp alnımın ortasında ince bir çizginin oluşmasına neden olduğunda, parmaklarımın arasında duran zarfın maksadını çözemedim. Kaşların çatıldığı için mi zarfın maksadını çözemedin yoksa zarfın maksadını çözemediğin için mi kaşların çatıldı? Mantıkken ikinci seçeneğin olması gerekiyor, öyleyse burada cümlelerin sırası yanlış. Sonrasında her şeyin renginden bahsedilmesi var. Bordo kadife kumaş, çizim defterinin kırmızı kapağı, giydikleri her bir kıyafet, Berna ablanın yeşil kazağı, Ekrem amcanın kahverengi gözleri... Karşımıza çıkan neredeyse herkesin göz ve saç rengini biliyoruz. Bazen de aynı şeyin renginden birden fazla kere bahsediliyordu. Feray her tayt giydiğinde taytın renginin siyah olduğundan
Persona 1: KaranlıkAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2024441 okunma
Reklam
Reklam