[Bak, artık beklemeye gücüm kalmadı. Yalnızlık köşesinde ihtiyar oldum. Beklediğim hep vatanın saadetidir, o vatan da bir düşman elinde altüst oldu.
Bu vatanda benim her gün gördüğüm, ah ile figan ve can çekişmesidir. Lûtfuna da tehdidine de karşı durdum, işte mertlikle şöhret buldum.]
O dönemde milletlere refah ve ticaret imkânı sağlamak için, ilim ve bilgi ihracat ve ithalâtı için, düşünce ve zekâ gezinti ve eğlenceleri için okyanusun üzerinde gidip gelen gezici sarayların [gemilerin| izleri, güzergâhları; kıtaları birbirine bağlarken yeni bir bilimsel keșif emeliyle kutuplara gidilip gelinir iken, Boğaziçi 'nin geceleri bir sahilinden diğer sahiline geçmek yasaktı. Halbuki o sahiller, hayalin bazan bir cennet rüyasına benzeyen Boğaziçi'ne dalması için dünyanın çiçeklerden yapılmış, en güzel ve yumuşak bir yastığı idi.