Aldılar beni, kayığa koydular.
Hanlık adını Kazandan yoydular.
Gidiyoruz Moskovaya ırmakdan.
Ruslar şen beni yurddan ayırmakdan...
Bir son bakış ile Kazana bakdım,
Hasret ateşine gönlümü yakdım.
Gün doğar seni anar.
Yıldızlar sana yanar,
Ay seni güneş sanar,
Doğduğuna utanır...
Doldular, dolu sun bize.
Ateş dolusun bize!...
Yandık! Aşk olsun bize.
Sana can mı dayanır?!..
Hayalden doğan umutlar, genellikle zaman içinde kırılıp giderler, temelleri yoktur. Tıpkı köksüz bazı ağaçlar ve çiçekler gibi.. hayallerin trajedik kaderi budur. Ama yine de hayalsiz yapamayız. İyiyi ve kötüyü tanıyacağımız yolda yürüyebilmek için hayaller gereklidir.