Osmanlı idaresi, İngiliz mandası ve Siyonist işgal... Bu üç dönemi kurgusal tarihi hafıza üzerinden enfes bir hikayeyle buluşturuyor Nasrallah. Hadiye köyü üzerinden tüm Filistin halkının hikayesini okuyoruz, evlere, misafirhanelere, düğünlere, cenazelere, asaletin ve sadakatin sembolü olan atların özgürce dolaştığı topraklara misafir oluyoruz.
Bu eseri dilimize aktaran çevirmen Mustafa İsmail Dönmez'e teşekkürler.
Evinin anahtarını boynunda taşıyan Filistinli kadınlardan Rukayye'nin sürgünde geçen hikayesi. 1948 sonrasına dair kapsamlı bir yolculuk.
Umut ve inanç varsa, dönüş birgün mutlaka olacak...
"Gücünü iyi niyetle hareket eden ve haklılığından şüphe edilemez bir ahlak memuru sıfatıyla tamamen kendi ideolojik özsimgesinden alan bir iktidarın dönekliğini ve iki yüzlülüğünü gözler önüne sermeye yönelik hayat boyu sürecek bir mücadeleye de kollarımı sıvamış oldum.
Böylesi bir iktidarın haksızlığı bana kalırsa kendi yargılama ölçütlerini dilediğince değiştirebilme ayrıcalığından ileri geliyordu temelde bir gün mükemmel olabilir ertesi gün tıpatıp aynı biçimde davranmış olduğumuz halde suçlu ilan edilebilirdiniz." diyor Said.
Nitekim Said madunun; yani sömürgeleştirilmiş ve bastırılmış öznenin siyaseten olduğu kadar kültürel olarak da görünür olması gerektiğini savunuyor, edebiyat ve sanatı da bu anlamda önemli mecralar olarak işaret ediyor.
Yersiz YurtsuzEdward Said · Metis Yayınları · 2014178 okunma
Gazze insanlığın aynasıdır.. Gazze hepimiz için bir mekteptir.. "Bilgi olmadan bilinç olmaz" diyor yazar ve çok haklı, Filistin için, insanlık için eylemlerimizden ilki okumak ve doğru bilgiye ulaşmak olmalı...