Aşk, bir insanın hayatına sessizce girip her şeyi değiştirmesidir; sabah uyandığında ilk onu düşünmek, gün içinde aklına durmadan onun gelmesi, mutlu olduğunda bunu ilk onunla paylaşmak istemek ve kötü hissettiğinde sesini duymanın bile içini rahatlatmasıdır. Bazen saatlerce konuşup zamanın nasıl geçtiğini anlamamak, bazen de tek bir mesaj için dakikalarca ekranı izlemektir.
Aşk, sadece yan yana olmak değil, kilometrelerce uzakta olsa bile onu yanında hissedebilmek; kırıldığında üzülmek, mutlu olduğunda sebepsizce gülümsemek ve tüm kusurlarına rağmen onu olduğu gibi kabul edebilmektir.
Çünkü aşk, birini mükemmel görmek değil, onun eksikleriyle birlikte sevebilmek ve kalbinin en güzel köşesini ona ayırmaktır.
Ama şuan etrafa bir baktığımda aşkı gerçek anlamda yaşayan çok az insan var. Bana göre insanlar son dönemlerde aşırı kötüleşti bir haber açıyoruz mesela sevgilisi, eşi vb tarafından öldürülen bir çok kişi görüyoruz ve bu yüzden de insan artık kime güveneceğini bilmiyor.
O yüzden ben aşka olan inancımı biraz kaybetmiş gibiyim bilmiyorum arkadaşım böyle düzgün birine denk gelmemei çok istiyor bende isterim tabi ama sanki bu biraz imkansızlaşmaya başladı....