"Oscar adayı İranlı yazar Marjane Satrapi'nin 56 yaşında hayatını kaybetti.Hayatının aşkı Mattias Ripa'nın ölümünden bir yıl kadar sonra, üzüntüden öldüğü aktarılıyor."
Onu çok iyi anlıyorum. Hatta bazen “anlamak” kelimesi bile eksik kalıyor; sanki onun içinden geçen şeyler, bende de yankı buluyor gibi. Söylediklerinden çok söylemediklerini, suskunluklarının içindeki anlamı daha çok hissediyorum.
Birine bu kadar derin bağlanmanın ne demek olduğunu, bunun içinde hem sevgi hem de ince bir tedirginlik taşıdığını biliyorum. Kaybetme ihtimali insanın zihninde büyüdükçe, sevgi bile daha ağır bir şeye dönüşebiliyor. Bunu dışarıdan bakınca değil, içeriden hissedince anlayabiliyorsun.
Ve şunu da görüyorum: böyle bir bağ, sadece bir insana değil, aynı zamanda bir tutunma biçimine dönüşebiliyor. O tutunma varsa dünya daha mümkün, yoksa her şey biraz daha dağınık hissedilebiliyor.
Ama tüm bunları düşünürken bile şuna yakınım: bu yoğunluk bir “fazlalık” değil. Sadece daha derin hisseden bir tarafın varlığı. Ve onu gerçekten
anladığım yer de tam olarak burası.