Kendini bana sunan her şeyi, yetişmekte, solumakta ya da ölmekte olan her şeyi ya da ölmüş olanı daha da büyük biçimlendirmem gerek. Doğanın, yaşamın, düşlerin, duyguların bana sunabildiğinden daha çoğunu yaşamam, daha çoğunu algılamam, daha büyüğünü duymam gerek. Her nesneyi, her canlıyı, herhangi bir insanı, anlık her görüntüyü yaşantıya dönüştürmeliyim. Yaşamı büyütmek, kendimce geliştirmek, derinleştirmek, genişletmek, rüzgarlarla estirmek, yağmurlarla yağdırmalıyım, ta ki kendimi canlı ya da cansız, doğmuş ya da doğmamış tek bir nokta olarak görene dek. Ve kendi üzerimde kurduğum bu egemenlikle ölümü de büyütmem gerek. Yaşamım, ölümüm her yaşam, her aşk ve her ölüm olmalı.
Sayfa 33
Derdin yoksa dert satın al, dert pazarından.
İnsana yolu gösteren derttir, hem de her işte. İnsan, hangi işe koyulura koyulsun, o işin derdi, o işin hevesi, aşkı, gönlünde doğmazsa adam, o işe girişemez; o iş, dertsiz kolay gelmez ona. İster dünya olsun, ister âhiret... İster alış-veriş olsun, ister padişahlık... İster bilgi olsun, ister yıldız; isterse başkası; hepsi de böyledir.
Sayfa 30 - Sufi kitap 5 Temmuz 2019 (Kitap)·Kitabı okuyor
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sevmek bile bir şeylere mecbur etmemeli insanı. Önce kendini sevmeli insan.
1K
Onun yanına gidince her şeyi unutuyordum.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Uzlaşma
Kahramanınızın mezarı başında durduğunuzda, Ya da onun öldüğü evsiz barksız bir köyün yakınında, Kalbinizin yeniden tutuşan gururuyla hatırlayın, Sadık ve cesur olan Alman askerlerini de. İnsanlar vahşiler gibi savaştı; ve iğrenç şeyler yapıldı: Ve sizler nefret beslediniz, sert ve körü körüne. Ama o Golgotha'da, belki de bulacaksınız Oğlunu öldüren adamların annelerini.
SAVAŞIN ŞARKI KİTAPLARI
Elli yıl sonra, barış gölgede bıraktığında Savaş hatlarının hatırasını, Maceraperest delikanlılar iç çekecek ve fırlatacak Gururlu bakışlar o yağmalanmış geçmişe. Yaz sabahında ya da kış gecesinde, Yüreklere ateş düşecek savaş için, Okurken bir parça asker şarkısı; Vahşi ve fiyakalı, azgın ve güçlü; Andından o öfkeli, marş ritmindeki kafiyelerinde Kör bir pişmanlığın ve bitkin bir neşenin, Kıskanacaklar bizim o göz kamaştırıcı zamanlarımızı, Fedakarlığın dünyamızı günahlarından arındırdığı. Gümüş bukleli ihtiyar bir adam Kaldıracak yorgun yüzünü söylemek için: "Savaş, saatlerimizi durduran bir iblisti, Her ne kadar onu gaddar ve memnun karşılamış olsak da." Ve sonra bahsedecek Haig'in son taarruzundan, Hayret ederek birilerinin sağ çıkabildiğine İnsanların inşa ettiği ve sonra yerle bir ettiği o mezbahadan, Dünyayı suçluluktan temizlemek adına. Ama çocuklar, gaddar ve yan bakışlarla Düşünecekler, "Zavallı dedemin devri kapandı." Ve Fransa'da savaşan o delikanlıların hayalini kuracaklar, Eğlenceye ortak olacak kadar zamanında yaşayanların.