Ev arkadaşım 3 aşk aritmisi kitabındaki Fatih karakteri gibi birini istiyorummm AMİN AMİN AMİN
Bir ben ve bir eleştiri meselesi
Çok minik ve kahverengi bir ben burnumun üstüne ne zaman konmuştu hiçbir fikrim yok. Ben onu aynada görünce "İnanmıyorum insanların normal yerlerinde beni olurken bendekinin burnumu seçmesi nedir?" diye ablama söylenmiştim. O da tepkime kahkaha atmış "Abartma Asra, dikkatli bakmadan fark edilmiyor bile. Rengi de koyu değil, büyük de değil." demişti. Ben de "Çıkmadan önce bana sorması lazımdı. Anladım ben o da ama ben daha büyük bir benim sonuçta! Niye çıktın ki, çıkmayı biliyorsan geri gitmeyi de bilirsin bence. Geri gitmeyi mümkün kılar mısın?" diye mutsuz bir şekilde konuşmuştum. Ondan birkaç hafta sonra ablamın arkadaşı bize gelmişti ve beni görünce "Yaa, benin ne kadar tatlıııı." diye coşkuyla şakıdığında biraz kalakalmıştım. Dalga geçtiğini düşündüm. "Hangisinden bahsediyorsun anlamadım?" dediğimde ve ablama baktığımda "O ne diyor?" edasıyla. Bana "B. benlere bayılır. Garip bir şekilde normalden çok seviyor. Resmen aşk yaşıyor. Böyle bir özelliği var." deyince ilk kez duyduğum özelliğe şaşırken kendisi "Burnundaki çok tatlı. Sevimli ve hoş bir hava katmış sana." dediğinde "Hm öyle mi, bi de o mu cidden? Habersiz ve gıcık şekilde çıktığı için sevmiyorum. Büyük ve koyu olmadığı için teşekkürlerimi ilettim ama çokça minik olsa da sayısı bence aşırı oldu. Artık burnum bile boş değil ya. ><" diye gülerken o da gülmüştü. Ablamın en sevdiğim arkadaşı. Ablam yüzünden tahammül etmiyordum, ben de sevdiğim için ve enerjisini güzel bulduğum için arada oturmuştum onlarla. Benim de benlere bir düşmancıl tarafım yoktu o zamanlarda da ama benim bedenim yani, habersiz, izinsiz ne alaka? Birkaç tane daha vardı. Neyine yetmemiş de orada da çıkarası geldi? Aşırı sevmem ama severim ve tatlı bulurum bazen. Genel olarak nötrüm. Ama kendimde gıcık kaptım. Bir de düzenli de görünmüyor,
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sırf farklı düşünüyorum diye yada sırf birini gerçekten korumak için ona gülmek yerine yalanlarla mutlu etmektense gerçeklerle üzen biriyim,bu yüzden kırıcıyım. Herkese güvenip kırılmak yerine yada onların güvenini kırmak yerine verdiğim sözlerimi tutmaya çalışıyorum diye soğuk biriyim. Her hoşlandığımı aşk demiyorum diye duygusuzum Shakespeare'in de dediği gibi "Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, bunu aşk sanıyorsunuz" sözüne katılıyorum diye kalpsizim. Sadece sürekli yalandan veya inanmayarak "Değerlisin. " demek yerine de değerli olduğunu hissettirdiğim için de soğuk biriyim. Ama haklısınız ben buyum bana bakanlar için, peki hiç mi görmediniz beni güvenmek isterken,yaklaşık 8,3 milyar insan içinde bir tane beni gören birini istediğim içinde çok açgözlüyüm. Haklısınız ne kadar da eksiklerim varmış gösterdiğiniz için teşekkürler...
İnsan ve Hayat
Birini özlemek kadar kötü bi duygu yok. Hani özlersin ama sarılamazsın ya. Adam gözünün önünde ama hiç bi sey yapamıyosun. Lanet olasıyca aşk …. Belki kavuşuruz 1 yıl sonra …belki kovuşuruz 3 yıl sonra belki de 10 yıl…. Belkide birlikte gençlik geçiremeyeceğiz. Belki de birlikde yaşlanmayacağız. Ama senin kollarında , son kez senin gözünün içine bakarak ölsem olur mu?
Ya olduğu gibi ya da olduğumuz gibi sevip sevilelim
Bir şeyi ya olduğu gibi kabul ediyorum ya da etmiyorum: Sade sodaya limon sıkmadığım gibi kahveye veya çaya şeker de eklemiyorum. Normalde yoğun tadları hiç sevmem ama kahveyi evde yapacağımda "Asra zift gibi yapıyor. Ben yaparım." diye ablam gidiyor. Bazen yapıp götürdüğümde "Zift içirmeyeceksin değil mi?" deyip gülüyordu. Ben de "Imm bugün vicdanlı günüm o yüzden bu sefer size göre hazırladım." diye gülüyordum. Ama benim azaltmış halim onlara hafif yine acı geliyormuş. Bir de bana demez mi "Sen eskiden nescafeyi yoğun sütlü içerdin. Neden Türk kahvesini zıkkım gibi içiyorsun?" "Artık çocuk olmadığım ve de baya yıl geçmiş olduğu için olabilir sanki ha, değişiklik ne garip (!)." deyip muzip ses tonuma bakışlarımı da eklemiştim. Aromaları baya hafif seviyorum, hafif halleri bana normal geliyor: Dokundurtmak yetiyor. (: Kendisi bunu bildiği için kahveyi böyle içmeme şaşırıyor. Ki ben aslında hep yaptığım gibi yaparken onlar azaltmış ama farkında değiller. Bazen o gelir "Bugün kahveyi ben yapacağım, nedense ağız tadıyla içmek istiyorum. Zehirlenmek değil der." Bazen ben de "Bugün kahveyi ben yapmak istiyorum kaç gündür özledim. Su içmek yerine keyifle kahve içmek istiyorum." derdim. Bir ara ilk kez içemediğim kahvenin telvesi küçük kupanın %65' i falandı. Ve söz de babam için yorgunluk kahvesi yaparken mayışmış olduğumdan ne kadar koyduğumu hem hatırlayamadım hem de ölçemedim. Kahveyi aldım babam ilk yudumunu içerken yüzünü buruşturmuş ama bir şey demedi. Ben de hiç ona bakmadığım için fark etmedim ta ki 3-4 yudumdan sonra telveye yetişip "Asra sen kahve değil telve yapmışsın. Direkt bardağa kahveyi atıp getirseydin daha hafif olurdu." deyince ilk şaka yapıp uğraştığını sandım. Sonra kendim yudum alırken "Oww cidden bu ne, içilecek kısmı o kadar az ki en azından
Güzel bir hayal :Erdemler pazarı
Hani diyorum hayal bu ya. Şu pazar tezgahlarında domates biber yerine insanlık satılsa. Biri ordan “Gel ablaa vicdana gell 3 kilo 5 lira” diye bağırsa.🙂 Bir diğeri Yetişen alıyorr merhamet merhamet olalı böyle ucuzlamadı” diye haykırsa.☺ Pazar arabasını hoşgörüyle doldursa Melahat abla. Neriman hanım önünde duran iyilik tohumlarından seçip poşete koysa ve tartması için satıcıya uzatsa. Adalete dokunup şöyle bi evirip çevirip gözlüğünün altından taze mi bunlar diye sorsa Ali amca.. Öte yanda bir başkası dürüstlüğün pazarlığını yapa dursa. Etiket fiyatının yarısına satılsa şefkat. Bir alana bir bedava olsa saygı. Vefa dört mevsim bulunsa Sabır kasalarla kapışılsa Kesmece bunlarr diye seslense esmer çocuk elindeki “Güven”i göstererek. İkiye bölse sonra,biri size dese,biri sevdiklerinize Ve aşk🙂 Akşam pazarına kalmadan tükenmiş olsa. Öyle her pazarda da bulunmasa, Bulanlar kendini şanslı saysa, Bulamayanlar burda kalmamış başka pazara bakalım diye umutlansa… İnan Durak Taş
Şiir