tülin cankurtaran, Albertine Kayıp'ı inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · 21 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Albetrine Kayıp" yazarın üstün gözlem yeteneği ile anılara yapılan bitmek bilmeyen yolculuğun kitabıdır. Kahramanın hatıralarını harekete geçirecek terk edilme ile başlayan ızdırap, geçmişin olayalar örgüsünü tek tek önüne serer. Önce ayrılık sonra sevgilinin ölümü bitti sanılan aşkı yeniden canlandırır. Gerçekler çekilen yoğun acıyla beraber şekil değiştirmeye başlar. Sürekli ziyaret edilen hatıralar sevgiliyi tekrar tekrar yaratarak ona yeni kimlikler oluşturur. Zaman geçtikçe hayatın akışına kapılan yaslı sevgili değişen arzularıyla anıların gücünden kurtulur ve aşılması imkansız görünen engelleri bilinçsizce geçer.Unutuş geçmişi yok eder, ölü aşkın yerine yeni olasılıklar geçer, hayat tüm güzelliğiyle devam eder.

Dünyayı anlamak, benliğimizi oluşturmak için hatıralara ihtiyaç duyarız. Ama duygularımız sabit ve değişmez değildir. Geçmişi her ziyaret edişimizde ona bu günümüzü de katarak yeni anılar oluştururuz. Gerçekler değişerek zihnimizde üretim aşamasına girer; bilgiler, anılar durmadan güncellenerek aslını yitirir. Aslında her hatırlama, bir önceki hatırlamanın hatırlaması şeklinde sonsuz döngüye girer. Hatırlanan nesne, olay, kişi eski anlamını ve gücünü kaybeder.

Geçmişimizdeki sorunlar çoğu zaman çözüme ulaşmaz, yaşanan olayların çektirdiği acı da yok olmaz. Değişen benliğimizle anılara ve acılara olan yaklaşımımız değişir. Mesela çocukluğumuzda basit ama bizi derinden etkileyen olayların bu gün şiddetini kaybedip yok olması gibi. Sorun geçmişte takılı durur ama aradaki mesafe bize hislerimizi unutturur. Yenilenen hayatta hatıralar gücünü koruyamaz.

Olay örgüsünün geri planda kaldığı bu kitapta Proust geçmişi yeniden oluşturmaya çalışıyor ve soyut duyguları ustalıkla betimliyor. Olaylar arasında neden-sonuç analizleriyle aşk, kıskançlık, eşcinsellik kavramlarına da farklı bakış açısı sunuyor. Dönemim sosyete dünyasını, dedikodularını, kibirlerini, kast sistemlerini de kısa diyaloglarla okura sunuyor. Psikolojik ve sosyolojik tespitlerle yazar kendine has aforizmalarını oluşturuyor.

1K Yayın Akışı
Saat 08-14 arası: Kitap incelemeleri
Saat 14-23 arası: Kitap alintilari
Saat 23-05 arası: Giderli sözler
Saat 05-08 arası: Aşk acısı

Ezgi, Mürebbiye'yi inceledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Kitapta 4 tane hikâye yer almaktadır. Her zaman olduğu gibi Stefan Zweig'in nokta atışları ve psikolojik tespitleri güzeldi. En sevdiğim hikâyesi, Mürebbiye'ydi. İki küçük kızın evde öğrenimlerine yardım eden mürebbiyenin hayatından kısa bir kesit verilmişti. Ama o kesitte kızların mürebbiyeye yaklaşımı ve olaylara bakış açısı muazzamdı. Yaz Novellası'nda yaşlı bir adamın genç bir kıza oynadığı aşk oyunu; Geç Ödenen Borç'ta ise bir kadının genç bir kız iken platonik aşkıyla yaşadığı olayı yıllar sonra hatırlamasını anlatılmaktadır. Kadın ve yeryüzü'nde ise susuz kalmış bir yer ile bir kadının yarı histerik şefkat arayışını anlatmaktadır.

Asla aşk acısı çeken birine aşık olmayın.
O kişi yaralıdır ve yara bandı olarak sizi kullanır.

Pablo Neruda

MAVİ DÜŞ - OKURGEZER, bir alıntı ekledi.
Dün 13:51 · Kitabı okuyor · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Aşk acısı mırıldanır; bilgi acısı konuşur; arzuların acısı fısıldar; fakirlik acısı yalvarır. Ancak ortada aşktan daha derin, bilgilerden daha şerefli, arzulardan daha güçlü ve fakirlikten daha acı bir üzüntü daha vardır. Ancak gözleri yıldızlar gibi parlak olan bu acı dilsizdir, hiç sesi çıkmaz.

Aforizmalar, Halil Cibran (Sayfa 79)Aforizmalar, Halil Cibran (Sayfa 79)
Batuhan Yakalı, Vampir Akademisi'yi inceledi.
Dün 13:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 4/10 puan

Bu seriye neden okudun diye soracaksınız eminim ama gerçekten bilmiyorum neden okuduğumu. Bu serinin ilk kitabınıdır. Biraz Harry potter biraz twilight ve biraz da şeytan katıp karıştırın işte size ikinci el bir Vampir akademisi. Gerçekten lisede ki aşk acısı çeken kızlara hitap edilmiş bir seri. Muhteşem bir kurgu ile başlanmış harika ötesi ile bitmiştir

Matematikçi, bir alıntı ekledi.
Dün 13:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Söz gelimi sevgiliniz sizi terk etti ve büyük bir aşk acısı yaşıyorsunuz. İşte endorfin bu tür "kalp ağrıları" na da tesir eder, iyi gelir. İnsanların endorfin sistemleri birbirinden farklı olduğu için herkesin psikojenik ağrıları aynın şekilde atlatması mümkün değildir. Bu nedenle endorfinin bağlandığı reseptörler normal kişilere göre az ise, aşk acısı dayanılmaz hale gelebilir.

Psikiyatrinin Kara Kitabı, Oytun Erbaş (Sayfa 64)Psikiyatrinin Kara Kitabı, Oytun Erbaş (Sayfa 64)