önemli bir öneri.
10/10
·112 syf.··
2026 42. kitabı
çehov’un, acı’sını ve erdal öz’ün, sevgili acı’sını muhakkak okuyun. önce biri, sonra diğeri. çünkü sevgili acı, çehov’un öyküsüne yazılmış bir öykü değil; onunla konuşan, onu yeniden düşünen ve yıllar sonra başka bir insanın yalnızlığında yeniden yaşatan bir metin. aralarında yaklaşık bir yüzyıl olmasına rağmen, sanki aynı cümle iki farklı zamanda kurulmuştur. çehov’un acısı anlatılamamanın trajedisiyken, erdal öz’ün acısı anlaşılabilmenin imkânını arar. biri acısını anlatacak bir kulak arar; diğeri, o acıyı gerçekten duyabilecek bir yürek. bu iki metni peş peşe okumak, yalnızca iki büyük yazarı değil, edebiyatın kendi hafızasını da okumaktır. bir öykünün başka bir öyküde nasıl yeniden doğabildiğini görmek isteyen herkes için unutulmayacak bir okuma deneyimi. not: okuru bekleyen şey; çehov'un, yaşlı arabacı i̇ona'nın ölen oğlunun yasını anlattığı "acı" öyküsünde i̇ona, acısını birine anlatabilmek için çırpınır. karşısına çıkan herkesin söyleyecek daha önemli bir işi, yetişeceği bir yeri vardır. kimse onu gerçekten dinlemez. sonunda, söyleyemediklerini atına anlatır. çünkü öykünün asıl trajedisi ölüm değil; insanın en ağır yükünü taşıyacak bir kulak bulamamasıdır. erdal öz ise bu fikri bambaşka bir düzleme taşır. "sevgili acı"da kahraman, çehov'un "acı" öyküsünü okuduktan sonra onu gerçekten anlayabilecek birini, yani bir sevgiliyi aramaya başlar. tanıştığı kadınlara bu öyküyü okur. fakat sınadığı şey onların edebiyat bilgisi değildir; başkasının acısına nüfuz edip edemeyecekleri, bir insanın yükünü gerçekten taşıyıp taşıyamayacaklarıdır. dinlemeyen, sıkılan ya da yüzeyde kalanlar elenir. böylece çehov'un "acı"sı yalnızca okunan bir öykü olmaktan çıkar; sevgiyi, yakınlığı ve insanı ölçen bir turnusol kâğıdına dönüşür. "sevgili acı", tam da bu yüzden çehov'un
Edebiyat
Cam KırıklarıErdal Öz · Can Yayınları · 2019311 okunma
Yağmur Dindi, Rüzgâr Kaldı...
8/10
·184 syf.·
2026 87. kitabı
"Aşk neydi sence?" Birini severken gözünün kör olması mıydı? Karşılık beklemeden sevmek, seni görmeyen birini yıllarca aynı heyecanla beklemek miydi? Yoksa sevdiğin insanın sana bir kez gülümsemesiyle bütün kırgınlıklarını unutup yeniden ona doğru yürümek miydi? Bana İkimizi Anlat kitabını okurken kendime bu soruları defalarca sordum. Bu kitap benim için sadece bir aşk hikâyesi değildi. Sayfaları çevirdikçe sevmenin bazen ne kadar güzel, bazen de ne kadar ağır bir yük olabileceğini hissettim. Rüzgâr'ın hikâyesi çocukluğunda başlıyor. Daha küçücük bir çocukken komşusu Yağmur'a âşık oluyor ve o sevgi yıllar geçse de hiç eksilmiyor. Yağmur ise onu hep en yakın arkadaşı olarak görüyor. Ne zaman canı yansa, ne zaman hayat onu yorsa, dönüp dolaşıp Rüzgâr'ın yanına geliyor. Rüzgâr ise her defasında biraz daha kırılıyor ama Yağmur'un küçücük bir gülümsemesiyle bütün yaralarını unutuyor. İnsan okurken bazen "Bu kadar sevilir mi?" diye düşünmeden edemiyor. Kitap boyunca yağmur sadece gökyüzünden yağmıyor; sanki Rüzgâr'ın kalbine de yağıyor. Rüzgâr ise adı gibi esiyor ama içindeki fırtınaları kimseye göstermiyor. Yağmur'un kokusunu her rüzgârda arıyor, onun mutlu olması için kendi mutluluğunu ikinci plana atıyor. En çok da Rüzgâr'ın sessiz sevgisi etkiledi beni. Çünkü bazı insanlar sevgilerini söyleyerek değil, susarak yaşar. Ama kitabın beni en derinden sarsan kısmı Rüzgâr'ın annesiyle ilgili olan bölümdü. Yağmur'a çok kırıldığı bir gün her şeyden kaçmak istiyor. Telefonunu kapatıyor, kimse ona ulaşamasın diye evi terk ediyor. O sırada annesi defalarca onu arıyor ama Rüzgâr hiçbirini göremiyor. Eve döndüğünde ise annesini cansız bir şekilde buluyor. O satırları okurken gerçekten boğazım düğümlendi. Çünkü Rüzgâr, yıllarca Yağmur'u severken
Bana İkimizi AnlatAhmet Batman · Destek Yayınları · 201410,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aşk acısı falan filan
7/10
·129 syf.··
2026 12. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 05:35
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve maalesef bana pekte hitap etmedi. Hayatımın aşk acısı çekme yaşlarını geçtiğim bir döneminde olmam bunda etkili olabilir, şayet kitabın tamamı aşk acısı içinde başka başka olayları birbirine bağlayan ve hepsini en sonunda Osman’a bağlayan genç bir kadının dilinden yazılmış.
1000Kitap
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
İlk Durak: Hafızanın Çizgilerinde Bir Yolculuk ve Unutma Dersleri
10/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
Unutma Dersleri Merhaba, dünyamıza, yani ilk gönderimize hoş geldiniz! Biz, kelimelerin büyüsüne kapılmış, aynı satırlarda kaybolup aynı sayfalarda buluşan iki yakın arkadaşız. Kimliğimiz şimdilik sayfaların arkasında gizli birer sır olarak kalsın ama kalbimiz ve düşüncelerimiz bu blog'da tamamen apaçık olacak. Bir kitap kulübü kurma hayalimizi sonunda gerçeğe dönüştürdük ve ilk ortak durağımız, edebiyatımızın en samimi kalemlerinden Nermin Yıldırım’ın "Unutma Dersleri" romanı oldu. İtiraf edelim; iki admin olarak bu kitapta öyle bir noktada buluştuk ki, sayfalar bittiğinde ikimiz de aynı hissin kıyısına vurmuştuk. Kitap, daha ilk sayfalarından itibaren bizi ana karakterimiz Feribe ile tanıştırıyor. Feribe o kadar içten, o kadar "bizden" yazılmış ki... Okurken onunla dertleştik, ona bazen kızdık, bazen de sarılmak istedik. Kitabın konusunu bilenler hak verecektir; Feribe’nin içine düştüğü durum ve onu MİM’e (Mazi İmha Merkezi) gitmeye zorlayan sebepler, ilk bakışta toplumsal ya da ahlaki çerçevede kabul edilemez veya "hatalı" görünebilir. Fakat yazar o kadar muazzam bir neden-sonuç ilişkisi kurmuş, Feribe’nin alt katmanlarındaki ailevi ve psikolojik çatışmaları öyle naif işlemiş ki, insan yargılamayı bırakıp sadece "anlamaya" başlıyor. Çünkü insanoğlu çiğ süt emmiştir ve bazen sırf güzel olduğu için yanlış bir yolu seçebilir. Romandaki yan karakterlerin her biri ayrı birer renk, ayrı birer gariplik abidesi. Ama içlerinde biri var ki ikimizin de kalbini çaldı: Süheyla. Feribe’nin belki de en çok suçlandığı, en yalnız kaldığı o anda ona uzanan yardım eli o kadar saf ve iyi niyetliydi ki... Okurken birbirimize dönüp "Gerçekten dünyada hâlâ böyle temiz insanlar var mıdır, yoksa sadece kitaplarda mı kaldılar?" diye sorgulamaktan kendimizi alamadık (biraz gülerek,
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,5bin okunma
Puan vermedi
Yanlış anlaşılmak istemem ! Ama Öz'ü ve Söz'ü bir olmayan Bir yazar/birey olduğu kanaatindeyim. Kitaplarının tamamını okumaya Niyetlenmiş olduğum dönemde Son satırlarda değineceğim Malum olay hasebiyle bundan Vazgeçmiş ama yine de kabaca da olsa eserlerine üstünkörü göz atmış olduğumdan, Roman/Şiir/Hikaye türündeki eserlerinin hakkını teslim etmem gerekirse, bugün bile okunabilir olduklarını Söyleyebiliyor olsam da ( benim açımdan ) burada esas olan yazarın kitabı ya da kitapları değil, Eldeki verilere göre yazarın Hâl ve harekatları kadar tutumlarıdır. Bu kitapta açıkça Kadın kimseye satılmaz, O mal değildir deyip Bir de üzerine konferans verip Yıllar sonra da Evlenmek istediğin kadının ailesini ziyaret edip Kız isteme merasimi tertip edilirken de Dile getirmediysen, Yıllar sonra yazdığın kitapta
İnsan ve Duygular
Çakıcı'nın İlk KurşunuSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20249,6bin okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:25
𝕂𝕚𝕥𝕒𝕡 𝕐𝕠𝕣𝕦𝕞𝕦 Yetimhanede büyüyen Ayda, annesinin ölümüyle birlikte ondan kalan mavi kazağıyla, geçmişin hesabını ve yasını tutuyor. Yaşadığı aşk acısı, terkedilişi ve 8 numaradaki komşusu Neşe ile kesişen yolları ve bu iki kadının inişli çıkışlı dostluklarını konu alıyor. Hayatın tüm acımasızlığına rağmen hayatı sevme hastalığına tutulan kadınların hayal kırıklıklarını ve herşeye rağmen yeniden başlamalarını konu alan güzel etkileyici bir kitaptı. Yazarın kalemiyle ilk defa tanışıyorum. Kitabı okurken olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına, kırgınlıklarına, umutlarına ve hayata tutunma çabalarına eşlik ediyorsunuz. Yazarın dili sade ama bir o kadar da derin, kalemini çok beğendim, diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum, tavsiyemdir.
Hayatı Sevme HastalığıSibel K. Türker · İthaki Yayınları · 2025335 okunma