Divan edebiyatı, tarih ve tasavvufu modern roman kalıplarıyla harmanlamadaki eşsiz dehasıyla tanınan edebiyatçı ve yazar İskender Pala’ın 2009 yılında yayımlanan ve büyük ses getiren anıtsal eseri "Katre-i Matem", Osmanlı İmparatorluğu'nun en pırıltılı ama bir o kadar da çalkantılı dönemi olan Lale Devri’ni odağına alan sarsıcı bir tarihi gizem, cinayet ve aşk başyapıttır. Roman; Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı döneminde, zevk, sefa ve eğlencenin doruğa ulaştığı İstanbul’da, bir lale sevdalısı ve nakkaş olan Kara Bilal’in, sevgilisi Şehrazat’ın aniden ortadan kaybolmasıyla başlayan o soluk soluğa arayış mücadelesini merkezine alır. İskender Pala; bu lirik ve melankolik aşk hikayesinin paralelinde, İstanbul sokaklarında işlenen gizemli cinayetleri, saray entrikalarını, lale yetiştiriciliğinin o muazzam sırlarını ve yaklaşmakta olan Patrona Halil İsyanı'nın ayak seslerini kurguya dâhice entegre eder. Yazar; dönemin estetik anlayışını, toplumsal uçurumları ve tarikatların iç yüzünü cerrah titizliğiyle deşerken, arka planda bir imparatorluğun estetik zirvesini ve trajik çöküşünü resmeder. Pala’ın o divan şiirinin estetiğinden beslenen, ağdalı ama akıcı, eski kelimelerin o büyüleyici ruhunu günümüze taşıyan görkemli dili; bu eseri basit bir dönem polisiye metni olmaktan çıkarıp, insanlığın aşkla, hırsla, estetikle ve kaderin o kaçınılmaz kırılmalarıyla olan ezeli imtihanını anlatan çok katmanlı edebi bir anıta dönüştürür.