Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 15:45
" Seni kontrol etmeye çalışmayacağım. Anlamaya çalışacağım. Sevgiyi bir ihtiyaç sanıyordum oysa o bir armağanmış. " Bugün sizlere Tuğba Sarıünal'ın yeni serisi Efsaneler Çağı'nın ilk kitabı olan Eros'tan bahsetmek istiyorum. Benim için zaman yolculuğu gibi bir kitap oldu. Dünya' nın varoluşundan Olimpos'ta Tanrıların yaşamasına dek uzanan bir yolculuk. Yazar bizlere Eros' u sadece mitolojik bir öge olarak değil duygularımızın, ilişkilerimizin bir yansıması olarak anlatıyor. Eros ve Psykhe arasındaki ilişkinin hikayesi ve diğer tanrıların bu ilişkiye tepkilerini görüyoruz. Eros ve Psykhe ilişkisi üzerinden aşka dair tanımlamalar yapılıyor. Birbirleriyle kurdukları ilişki ile insanın sevme ve sevilme ihtiyacını ve eksik kalmışlık hissini sorgulatıyor. Kısa kısa bölümlerden oluştuğu için okucuyu zorlayan bir yanı yoktu. Yazarın hikayesel bir anlatım kullanması, akademik anlatımdan uzak oluşu ve akıcı dili sayesinde soluksuz okuyacağınız mitolojik bir eser. Yorumu kitaptan sevdiğim bir alıntı ile noktalamak istiyorum. " Unutma aşk, birine değil, kendine uyanma yolculuğudur. Çünkü kendini ne kadar verirsen ver, eksik olan bir kalpte tamamlanamazsın. " Eros Tuğba Sarıünal
Edebiyat
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202615 okunma
Canan Tan - Yüreğim Seni Çok Sevdi
Puan vermedi·444 syf.··
2026 21. kitabı
Piraye'de olduğu gibi yine eğitimli, aşka mesafeli ve uçarı bir kız; zengin ve bunu göğüslemeye çalışan bir erkek, yazlık ve çalıştığı için buraya gelemeyen baba, erkeğin ailesinin kızı istememesi, sevgilisi olan en yakın arkadaş (tam Türk dizisi) senaryosudur. O eserde de karakter davranışlarında bir şımarık çocuk tutarsızlığı, sinamekilik tadında olaylar cereyan ederken bunda da benzerleri yaşanır. Canan Tan'ın çok derinlikli bir yazar olmadığını düşündüm. Bence Elif Şafak çok çok daha derin bir isim. Aslı Bursa'da yapılacak akademik bir etkinlik için rektörden davet alır. Hem tez yazmaktadır ve az bir zamanı kalmıştır hem de maziden kalan bir yara olan ve konuşma yapacağı yere Bursa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılacak olan Murat Alkanlı'yı davetliler listesi içinde görmüştür. Yine de ismi görünce daveti kabul eder. Aslı özgürlüğüne düşkün ve uçarı bir kızdır. Murat onun üniversite aşkıdır. Kızlar ona hayrandır ancak onun ilgisi Aslı'nın üzerindedir. Aslı da ondan hoşlanmaktadır ancak onun aşık olmak konusunda bir yetersizliği vardır. Aslı'nın babası İTÜ inşaat fakültesi mezunu bir mühendistir. Aydın ve solcu, bababacan bir adamdır. Aslı da İTÜ İşletme Fakültesi'ni kazanır. En yakın arkadaşı Ferda da aynı fakülteyi kazanmıştır ve birlikte okurlar. Ferda'nın dersaneden Bursalı Emre isminde bir erkek arkadaşı vardır. Çocuk sürekli Murat isimli çok yakın bir arkadaşından bahseder. Alkanlı Holding'in veliahtı, hazırlık okumamak için İngiltere'ye dil okuluna gitmiş, sırf dershane okumak için İstanbul'a gelip arkadaşını da yanında götürmüş bir gençtir. Sosyalist temayülle büyütülen Aslı daha hiç tanımadan çocuk hakkında adeta bir sınıf kini duyar. Sonunda Murat'la tanışırlar ve Aslı'nın çocuğu oldukça beğenir. Murat'ın arabası olmasına rağmen okula
Yüreğim Seni Çok SevdiCanan Tan · Doğan Kitap · 201638,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·384 syf.··
2026 17. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:43
Herkese merhaba Serinin üçüncü kitabıyla geldim. Anné'i büyürken okumak, sanki yıllardır tanıdığım bir arkadaşın hayatına uzaktan eşlik etmek gibi geliyor. Onun hayal gücü hiç eksilmese de yaşadıkları zamanla olgunlaşıyor; sevinçleri kadar kayıpları da derinleşiyor. Belki de bu yüzden Anné'i sadece çocuk edebiyatının bir karakteri olarak görmek haksızlık olur. Her kitabında bana umut etmeyi, değişmeyi ve hayatın sıradan anlarında güzellik bulmayı yeniden hatırlatıyor ve bu bana çok iyi geliyor. Serinin bu kitabında Anné artık Green Gables'tan ayrılıyor. Üniversite hayatına, yeni arkadaşlıklarına uyum sağlamaya çalışıyor. Sınavlarla, gezilerle, edindiği dostluklarla hayatı daha da renkleniyor. Aşk hayatı da tabii. Kendi yakın arkadaşı Diana'nın düğünü, etrafındaki herkesin yavaş yavaş evlenmesi onu etkilese de çizgisinden ve kendi isteklerinden vazgeçmemesi bana daha da yakın hissettiriyor. Ve elbette Gilbert Blythe Duygularını asla çözümleyemeyen Anné'nin son dakikalarda kendine gelişlerini okurken hayatın gerçekçiliği daha da anlamlı hale gelmeye başladı. Neyse ki sonunda doğru kararı verdi karakterimiz. Kitapta yetim kızımız anne ve babasının evine giderek yarım kalmadığını da derinden hissediyor. Bu kitap bana bir kez daha gösterdi ki mutluluk sadece büyük olaylarda değil; dostluklarda, paylaşılan bir sofrada, güzel bir manzarada ya da sevdiğin insanlarla geçirilen sıradan bir günde de saklı. Anné'in dünyasında umut, iyilik ve hayal kurmak hiçbir zaman değerini kaybetmiyor. Belki de bu yüzden seriyi okumaya ara versem de tekrar döndüğümde umutla devam ediyorum. "Gülümsediğimiz sürece hayatın yaşamaya değer olduğuna inanmaya çalışıyorum sanırım." "Bence çoğumuz aslında istemediğimiz şeyler için dua ederiz çünkü yüreğimize dikkatle bakacak kadar dürüst
Yeşilin Kızı Anne 3L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20205,5bin okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:46
🪽 Evet sevgili kitap dostlarım bugün sizlere kalemiyle yeni tanıştığım @tugbasariunal ın #eros kitabı ile geldim . Ben yazarın kalemini çok sevdim ️ 🪽 Annesi Afrodit , ona güllerden bir beşik , rüzgârdan kanatlar , ışıktan bir yay verdi. Babası kimdi diye sorarsan _ cevabı , rüzgâr ve güzellik arasındaki anda gizliydi. Bazılarına göre Ares, savaşın tanrısıydı çünkü her aşk bir savaşla başladı. Bazılarına göre Hermes , aklın habercisiydi çünkü her aşk bir düşünceden doğardı. Ama gerçkte , Eros 'un babası yoktu. O , Afrodit'in kalbindeki özlemin çocuğuydu. Aşk , dokunulmamış sevgiden doğan ilahi bir duyguydu. 🪽 Olimpos'ta bir tanrı vardı ki Eros 'tan rahatsızdı: zeus. Çünkü o , her şeyi yönetebiliyordu ama aşkı değil. Eros'un bir bakışı , zeus'un fırtınalarını susturabiliyor, korkutucu gücünü kuş tüyü kadar hafif kılabiliyordu. Ve diğer tanrılar onun yüzünden birbirlerine düşman olmaya başlamışlardı. Aşk başlayınca savaşlar da kaçınılmazdı. 🪽 Eros mitolojide Aşk tanrısıdır. psykhe ' nin Antik yunan da adı " Ruh" anlamına geliyor . Bu yüzden Aşk ve Ruh 'un yolculuğu mitolojide sık sık birlikte anılır. Hikaye aslında Aşk'ı bulmaktan çok Ruh 'u olgunlaştırmaktır. Aşk anlayışı çağlar boyu nasıl değişti ? Eros sadece Aşk tanrısımıydı ? Mitoloji yi seviyorsanız bu kitap tam size göre mutlaka bakmalısınız Eros ve Psykhe nin hikayesini okumaya hazırsanız sizi efsaneler çağı serisine davet ediyorum
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202615 okunma
5/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 03:30
Merhaba, Bu kitap hakkında ne söylenir, nereden anlatılmaya başlanır, asla emin olamadım. Okunması çok kolaydı; iki günde aktı gitti ve aylardır yaşamış olduğum reading slump'tan beni çekip çıkardı. Askerî romantizm okumaya çok alışkın değilim. Özellikle de tercih ettiğim bir tür değil. Üstüne bir de dark askerî romantizm okuyunca biraz afalladım ama kitap kendini o kadar rahat okuttu ki duruma çabuk adapte oldum. Bir enemies to lovers okuru olarak Nell ve Bones'u okumak çok keyifliydi. Dark temasının hakkını verecek bir iki sahnesi elbette vardı ama okurken beni rahatsız etmedi. Eğer bu kitabı okuyacaksanız, kitabın dark romance olduğunu unutmayın. Kitabın içerik uyarısı kısmını da sizlerle paylaşıp yazımı burada sonlandırıyorum. Ayrıca kitaba puanım 5/10. "Fiziksel şiddet, açık seks sahneleri, acı sapkınlığı, kan oyunu, hastalıklı mizah, detaylı kan ve ölüm anlatımı, açık dil, aşırı zorbalık, taciz, cinsel saldırı, rıza dışı ve şüpheli rıza, cinsiyetçi davranış, savaş travması, savaş acıları, TSSB, tecavüz ve eve izinsiz girişten bahsedilmesi, cinayet."
Enemies to lovers
Beni Geride BırakK. M. Moronova · Pukka Yayınları · 2025492 okunma
Göğe Kadar Sen Kitap Yorumum
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
“Beklemekten yorulur mu insan sence?” dedi usulca. ‎ ‎“Yorulur.” dedi Menekşe. “Ama seviyorsa vazgeçmez.” ‎ ‎“İşte ben yorulmam.” dedim kararlılıkla. Gözlerim Menekşe'ninkilerle buluştuğunda sesim neredeyse bir fısıltıya dönüşmüştü. “Ben beklemeyi de severim. Sonunda o varsa, o yola da tamamım…” ‎ ‎Merhabalar canlarım. 🩷 ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce platform üzerinden büyük bir keyifle okuduğum, basıldıktan sonra da elime alıp aynı heyecanla yeniden okuduğum o kitapla geldim. ‎ ‎Gizem Toprak'tan Göğe Kadar Sen ile sizlerleyim. ‎ ‎Dağhan İdris Tüfekçi, yıllar önce kalbinde paramparça bir aşk ve cebinde, daha doğmadan sevdiği kadın tarafından aldırıldığına inandığı bir bebeğin ultrason fotoğrafıyla çok sevdiği şehri Artvin'i terk eder. Çocukluk hayali olan askerlik mesleğini yapmak için Iğdır'a gider ve tam yedi yıl boyunca Artvin'e geri dönmez. Üstelik bir daha dönmemeye de kararlıdır. ‎ ‎Ta ki çok sevdiği amcasının ölüm haberini alana kadar… ‎ ‎Bu haber hem onu derinden sarsar hem de geçmişinin hâlâ çok sıcak olduğu o şehre geri dönmek zorunda bırakır. ‎ ‎Ancak Dağhan'ı sadece bir cenaze değil, yıllar önce geride bıraktığı bir kadın ve inandığı bütün gerçekleri altüst edecek bir geçmiş bekliyordur. ‎ ‎Zülal ise tam yedi yıl boyunca sevdiği adamı beklemiştir. Onu sadece bir kez görebilmek için cenaze evine gider ama karşısına çıkan kişi, yedi yıl önce bıraktığı Dağhan değildir. ‎ ‎Artık gözlerinde ve kalbinde büyük bir kırgınlık ve soğukluk taşıyan bir adam vardır. ‎ ‎Her hareketi Zülal'i yaralasa da ona her şeyi anlatmak ister. Bu yüzden Dağhan'ı yıllar önce ayrıldıkları ve buluşma noktaları olan Taşköprü'ye çağırır. Fakat Dağhan gitmez. Çünkü Zülal ile konuşacak hiçbir şeyinin kalmadığını düşünmektedir. ‎ ‎Zülal saatlerce bekler ve sonunda geri döner.
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202661 okunma