"Bin nedametle nihayet anladık ki dünyada belki herşeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuksa gurbette kaldık."
(Nurettin Topçu)
Şüphesiz, şeytan büsbütün yalana dayanmaz, büsbütün hakikate dayanmadığı gibi. Bir psikolojik realiteden çıkar yola. Bir beneklik hakikati yalan bulutunda gezdirir; her toprağa, umulmadık her toprağa bir âb-ı hayat gibi düşürdüğünü sanır. Ama düşen âb-ı hayat değildir. Dirilten yağmurlar olduğu gibi çürüten yağmurlar da vardır.
Bir kültür alerjisinden fazla bir şey. Ben bunu Âdem'le Havva'nın Cennette şeytanla ilk karşılaştıkları an imajıyla düşünüyorum. Şeytan içerden mi gelmişti, dışardan mı? Bence daha önemlisi dışardan gelen şeytanın çağrısını dinleyen bir kulağın hemen içeride hazır oluşuydu...